ABD'nin New York kentinde düzenlenen 81. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, küresel diplomasinin en kritik buluşmalarından birine ev sahipliği yaptı. Kürsüye çıkan Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, bölgenin kaderini değiştiren barış sürecine dair önemli açıklamalarda bulundu. Bayramov, onlarca yıl süren çatışmaların ardından Azerbaycan'ın geçmişin yaralarını sarmayı ve geleceğe odaklanmayı tercih ettiğini belirterek, Güney Kafkasya'nın artık bir çatışma alanı değil, istikrar ve ekonomik kalkınma merkezi haline geldiğini ifade etti. Bakan, bu dönüşümün temelinde uluslararası hukuka ve egemen eşitliğe duyulan saygının yattığını vurguladı.
Ermenistan ile Normalleşmede Tarihi Viraj
Azerbaycan'ın Ermenistan'a sunduğu barış teklifinin, tarafların birbirlerinin toprak bütünlüğünü tanıması esasına dayandığını hatırlatan Bayramov, sürecin Washington Barış Zirvesi'nde elde edilen somut sonuçlarla taçlandığını belirtti. ABD Başkanı Donald Trump'ın şahitliğinde imzalanan Ortak Bildiri, çatışmaların sona erdiğini ve tarafların müreffeh bir gelecek inşa etme iradesini resmen tescilledi. İki ülke arasında barış anlaşmasının paraflanmasıyla fiili olarak yeni bir döneme girildiğini kaydeden Bayramov, Azerbaycan'ın transit kısıtlamalarını kaldırarak ticari ilişkileri başlattığını ve Ermenistan'a stratejik petrol ürünleri tedarik ederek ekonomik bağları güçlendirdiğini açıkladı. Bu adımların bölgedeki bağlantısallığı artırdığını belirten Bakan, sürecin geri döndürülemez hale gelmesi için kalan son engellerin de bir an önce aşılması gerektiğini ifade etti.
Yeniden İnşa ve Mayın Tehlikesiyle Mücadele
İşgalden kurtarılan bölgelerde yürütülen geniş çaplı imar çalışmalarına da değinen Bayramov, harabeye dönmüş toprakların bugün akıllı şehirler ve köylerle yeniden hayat bulduğunu belirtti. Şu an 90 binden fazla insanın bu bölgelerde yaşamını sürdürdüğünü ve eğitim gördüğünü ifade eden Bakan, bölgenin yeşil enerji teknolojileriyle donatıldığını vurguladı. Ancak bu büyük başarı hikayesinin önündeki en büyük engelin, toprakların geniş çaplı şekilde kirletilmiş olması olduğunu dile getiren Bayramov, mayınların hala ciddi bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekti. 2020 yılından bu yana 400'den fazla kişinin mayın mağduru olduğunu hatırlatan Bayramov, son 30 yılda bu sayının 3 bin 500'ü aştığını belirtti. Azerbaycan'ın insani mayın temizleme faaliyetlerini 18. Ulusal Sürdürülebilir Kalkınma Amacı olarak belirlediğini söyleyen Bakan, bu çalışmaların hem insan hakları hem de çatışma sonrası uzlaşma süreci için hayati bir ön şart olduğunu vurguladı.
Kayıpların Akıbeti ve Gelecek Vizyonu
Konuşmasının sonunda çatışma döneminde kaybolan yaklaşık 4 bin Azerbaycanlının durumuna da değinen Bayramov, bu kişilerin akıbetinin belirlenmesinin sadece ailelerin hakları açısından değil, toplumsal barışın tesisi için de büyük önem taşıdığını ifade etti. Azerbaycan'ın hesap verebilirlik ilkesine olan bağlılığını yineleyen Bakan, bölgedeki normalleşme sürecinin tüm taraflar için somut ekonomik kazanımlar ve kalıcı bir huzur ortamı vaat ettiğini belirtti. Bayramov, uluslararası toplumun bu sürece verdiği desteğin, bölgenin gelecekteki istikrarı için belirleyici olacağını sözlerine ekledi.