Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bolu Abant'ta gerçekleştirilen CHP TBMM Grubu Değerlendirme Toplantısı'nın üçüncü gününde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Siyasetin içinden geçtiği zorlu süreci ve partinin geleceğine dair vizyonunu paylaşan Kılıçdaroğlu, özellikle parti içi tartışmalar ve genel başkanlık koltuğu hakkındaki iddialara açıklık getirdi. Siyasi etik ve ekonomi gündeminin ağırlıkta olduğu toplantıda, Türkiye'nin aydınlığa çıkabilmesi için siyasi kirlilikten arınmanın şart olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, her siyasi yapının çıkardan ziyade ahlaki temeller üzerine inşa edilmesi gerektiğini savundu.
Partinin kuruluş kodlarına dönüş vurgusu
Partinin güvenli bir limana taşınması gerektiği yönündeki söylemlerini detaylandıran Kılıçdaroğlu, bu ifadeden kastının partiyi tek bir kişiye teslim etmek değil, tarihsel kimliğine ve ahlaki değerlerine yeniden kavuşturmak olduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu, ömür boyu genel başkanlık yapma gibi bir iddiasının hiçbir zaman bulunmadığını ifade ederek, bu değerleri koruyacak olanın yine partinin kadroları olduğunu dile getirdi. Partinin tarihinde olmadığı kadar kirli bir sürecin içine çekildiğini savunan CHP lideri, bu durumun sadece partilileri değil, tüm Türkiye'yi ve siyasete olan güveni olumsuz etkilediğini vurguladı. Devlet kuran bir parti olarak CHP'nin yüksek ahlaki değerleri içselleştirmesi gerektiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, bu kodların yeniden yakalanmasının zorunlu olduğunu belirtti.
Adaylık tartışmaları ve parti içi arınma süreci
Parti içindeki adaylık tartışmalarına da değinen Kılıçdaroğlu, şu aşamada adaylık konuşmanın erken olduğunu ifade etti. Sürecin sağlıklı bir zeminde yürütülmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, il ve ilçe başkanlıkları seçimlerinin önemine dikkat çekti. Partide yaşanan istifaların bir arınma süreci olarak değerlendirilebileceğini belirten Kılıçdaroğlu, genel başkanlık konusunda ise hiçbir zaman adaylık beyanında bulunmadığını, ancak bu göreve talip olan arkadaşlarına da saygı duyduğunu ifade etti. Mansur Yavaş'ın partinin 103. yıl etkinliklerine katılmaması konusundaki soruya ise bunun kişisel bir tercih olduğunu ve bu tercihe saygı duyulması gerektiğini belirterek yanıt verdi.
Türkiye'nin geleceği ve kolektif akıl
Türkiye'nin rejim sorununa da değinen Kılıçdaroğlu, ülkenin tek adama teslim edilemeyeceğini savunarak güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönülmesi gerektiğini yineledi. Anayasa değişikliğinin sadece politikacıların değil, ülkenin aydınlarının da dahil olduğu kolektif bir ortak akılla yapılması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, siyasi iş birliklerinin önemine de dikkat çekti. Yüzde 51 oy oranına ulaşma şansı olmayan yapıların iş birliği yapmasının bir zorunluluk olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, dış politika ve terörle mücadele konularında da parlamentoya gelen yasa taslaklarına destek verdiklerini hatırlattı. Terörsüz bir Türkiye hedefiyle atılan adımları dikkatle izlediklerini belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bölgesel bir güç haline gelmesi için kolektif dayanışmanın şart olduğunu sözlerine ekledi.