CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bolu Abant Gölü Milli Parkı'nda gerçekleştirilen CHP TBMM Grubu Değerlendirme Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin dış politika vizyonuna ve gündemdeki uluslararası anlaşmalara dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. 25-27 Eylül tarihleri arasında düzenlenen toplantıda kürsüye çıkan Kılıçdaroğlu, dış politikanın günlük siyasi tartışmaların ötesinde, devletin bekası ve çıkarları doğrultusunda şekillenmesi gereken bir alan olduğunu savundu. Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bölgesel ve küresel ölçekteki etkinliğinin, Milli Kurtuluş Savaşı'nın mirası olan bağımsızlık anlayışıyla korunması gerektiğini belirtti.

Dış politikada milli duruş vurgusu
Kılıçdaroğlu, konuşmasında Cumhuriyet Halk Partisi'nin dış politika, milli eğitim ve milli savunma gibi konuları partiler üstü bir devlet politikası olarak gördüğünü ifade etti. Türkiye'nin hiçbir egemen gücün taşeronu olmadığını ve kimseye boyun eğmeyeceğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, partisinin sadece eleştiri yapan bir yapı değil, aynı zamanda sağlam kanıtlar ve belgelerle topluma yol gösteren bir kurum olduğunu hatırlattı. Dış politikada iktidar ve muhalefet ayrımı gözetmeksizin Türkiye'nin çıkarlarının öncelikli olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, bu noktada diğer siyasi partilerden ayrıştıklarını ve devletin çıkarlarını her şeyin üzerinde tuttuklarını dile getirdi.

Mekke Anlaşması'nda şeffaflık çağrısı
Toplantının en dikkat çekici bölümlerinden biri, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması'na yönelik eleştirilerdi. Anlaşmanın içeriğinin kamuoyu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi ile paylaşılmadığını belirten Kılıçdaroğlu, iktidara şu kritik soruları yöneltti: Anlaşmanın tam metni nedir ve Türkiye bu kapsamda hangi askeri yükümlülükleri üstlenmiştir? Özellikle bir üyeye yapılan saldırının tüm üyelere yapılmış sayılacağı maddesinin Türkiye'ye otomatik bir askeri yükümlülük getirip getirmediğini sorgulayan Kılıçdaroğlu, olası bir bölgesel çatışmada Türkiye'nin nasıl bir pozisyon alacağının belirsiz olduğunu ifade etti. Husilerle yaşanan çatışmalarda verilecek desteğin sınırlarının netleştirilmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, ülkenin çıkarlarını korumak adına bu soruların yanıtlanmasının şart olduğunu vurguladı.

Yolsuzluk iddiaları ve iktidarın sorumluluğu
Dış politika gündeminin yanı sıra fon soruşturmasına ilişkin de sert eleştirilerde bulunan Kılıçdaroğlu, siyasal iktidarın yaşanan yolsuzluklardan haberdar olduğunu iddia etti. Hazine ve Maliye Bakanı'nın yaklaşık 11 ay önce Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Kongresi'nde yaptığı açıklamalara atıfta bulunan Kılıçdaroğlu, manipülasyonların ve fonlar üzerinden yürütülen usulsüzlüklerin iktidar tarafından bilindiğini savundu. Bakanın o dönemde yaptığı itirafları hatırlatan Kılıçdaroğlu, iktidarın bu yolsuzluklar karşısındaki sessizliğini ve sorumluluğunu sorguladı. Kılıçdaroğlu'nun bu açıklamalarının ardından toplantı, basına kapalı olarak devam etti.




