CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gerçekleştirdiği grup toplantısında, gündemdeki kritik başlıkları değerlendirirken özellikle dış politika ve ekonomi alanındaki gidişata dair çarpıcı uyarılarda bulundu. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının merkezinde, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan ve Meclis'e sunulan Mekke Ortak Savunma Anlaşması yer aldı. Anlaşmanın içeriğine dair çekincelerini dile getiren CHP lideri, Türkiye'nin çıkarlarının her şeyin üzerinde olduğunu vurgulayarak, uluslararası taahhütlerin bölgede daha derin çatışmalara kapı aralamaması gerektiğinin altını çizdi. Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin kendi bağımsız güvenlik mimarisini mi kurduğu, yoksa ABD'nin Orta Doğu'daki askeri yükünü bölge ülkelerine devrettiği yeni bir stratejinin parçası mı haline getirildiği sorusunu gündeme taşıdı.
Ekonomik çöküş ve orta sınıfın tasfiyesi
Kılıçdaroğlu, konuşmasının önemli bir bölümünü son dönemde uygulanan ekonomi politikalarının yarattığı tahribata ayırdı. Mevcut sistemin orta sınıfı tamamen yok ettiğini savunan CHP lideri, bir yanda milyar dolarlarla oynayan küçük bir azınlığın, diğer yanda ise ekmek alırken zorlanan milyonların bulunduğunu ifade etti. Çiftçilerin durumuna da dikkat çeken Kılıçdaroğlu, tarım sektörünün 1 trilyon 511 milyar lirayı aşan bir borç yükü altında ezildiğini ve son 20 yılda çiftçi borçlarının 230 kat arttığını verilerle ortaya koydu. Saray yönetiminin sofrasına gelen elmanın maliyetinden habersiz olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, yüksek faizle devleti soyanların faiz karşıtı söylemlerini ikiyüzlülük olarak nitelendirdi.
Rant odaklı yönetim anlayışına sert tepki
İstanbul'da yaşanan sel felaketini de gündemine alan Kılıçdaroğlu, felaketlerin doğal bir afet olmaktan ziyade rant odaklı şehirleşme politikalarının bir sonucu olduğunu savundu. Dere yataklarına yapılan binaların ve denetimsiz yapılaşmanın insan hayatını hiçe saydığını belirten Kılıçdaroğlu, felaket sonrası bölgeye giden yetkililerin riski önceden görmemesini eleştirdi. Kılıçdaroğlu, iktidarın halkın refahı yerine rantiye sınıfının çıkarlarını gözettiğini iddia ederek, bu yönetim anlayışının sürdürülemez olduğunu vurguladı.

Fon mağdurları ve hesap verilebilirlik
Konuşmasında fon soruşturmasına da değinen CHP Genel Başkanı, 455 bin 758 mağdurun yaşadığı mağduriyetin sorumlularının hala görevde tutulmasına tepki gösterdi. Sermaye Piyasası Kurulu ve BDDK gibi kurumların yöneticilerinin istifasını beklemek yerine derhal görevden alınmaları gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, hırsızların isimlerinin gizlenmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Sanatçıların veya gazetecilerin hızla gözaltına alındığı bir ortamda, büyük çaplı soygunlara karışanların korunmasının iktidarın sürece dahil olduğu şüphesini doğurduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, bu kişilerden mutlaka hesap sorulacağını ve yurt dışına kaçırılan her kuruşun geri getirileceğini sözlerine ekledi.