Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'nde düzenlenen Cumhuriyet bir kadın devrimidir başlıklı panelde konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin toplumsal dönüşümünde kadınların üstlendiği kritik role ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında atılan cesur adımlara dikkat çekti. Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin kadın hakları konusunda Batı'yı takip eden değil, aksine dünyaya model olan bir vizyonla hareket ettiğini vurguladı.
Cumhuriyetin öncü kadınları ve tarihi adımlar
Kılıçdaroğlu, konuşmasında Cumhuriyet'in kuruluş felsefesinin kadın erkek eşitliğini temel aldığını belirterek, 1930 yılında Belediye Kanunu ile kadınlara tanınan seçme ve seçilme hakkının, ardından gelen milletvekili seçilme hakkıyla taçlandırıldığını hatırlattı. O dönemde mecliste bulunan 258 milletvekilinin tamamının, kadınların siyasette yer alması gerektiği konusunda fikir birliği içinde el kaldırdığını ifade eden Kılıçdaroğlu, bu tarihi kararın arkasındaki iradeyi rahmet ve minnetle andıklarını dile getirdi. Türkiye'nin bu süreçte Fransa, Japonya, İtalya, Arjantin, Meksika, Çin, Yunanistan, Belçika ve İsviçre gibi ülkelerden çok daha önce kadınlara bu hakları tanıdığını belirten Kılıçdaroğlu, İsviçre'nin bu konuda Türkiye'den 37 yıl sonra adım attığını vurgulayarak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının ileri görüşlülüğüne dikkat çekti.

Mesleki hayatta kadınların yükselişi
Cumhuriyetin sağladığı bu hakların sadece siyasetle sınırlı kalmadığını, mesleki alanlarda da kadınların hızla yer aldığını belirten Kılıçdaroğlu, 1932 yılında ilk kadın yargıcın Adana'da göreve başlamasını, aynı yıl ilk kadın mühendislerin mezun olmasını ve ilk kadın muhtarın seçilmesini bu devrimin somut göstergeleri olarak sıraladı. Bugün üniversitelerdeki öğretim üyelerinin yüzde 50'sinden fazlasının kadın olmasının, atılan bu temellerin ne kadar sağlam olduğunun bir kanıtı olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu, bu kazanımların sadece birer istatistik değil, aynı zamanda Türkiye'nin modernleşme yolculuğundaki kararlılığının birer nişanesi olduğunu belirtti.

Hukukun üstünlüğü ve kadının toplumsal gücü
Konuşmasının devamında hukukun üstünlüğünün önemine değinen Kılıçdaroğlu, adaletin olmadığı bir ortamda insan haklarından ve özgürlüklerden bahsetmenin mümkün olmadığını vurguladı. Hukukun yokluğunun despotizme kapı araladığını belirten Kılıçdaroğlu, bağımsız ve tarafsız yargının toplumun her kesimi için hayati bir güvence olduğunu ifade etti. Kadınların sahip olduğu potansiyelin dünyayı değiştirebilecek bir güce sahip olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, kadınlara bu gücü ülkemizin geleceği, çocuklarımız ve Cumhuriyet'in kazanımlarını korumak adına kullanmaları çağrısında bulundu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün emanet ettiği bu ülkeyi daha ileriye taşıma sorumluluğunun omuzlarında olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, kadınların toplumsal ve siyasal hayattaki aktif katılımlarının Türkiye'nin demokratikleşme sürecindeki en önemli itici güç olduğunu bir kez daha yineledi.