Kolombiya’nın İsrail ile diplomatik ilişkilerini yeniden tesis etme sürecinde attığı büyükelçiliği Kudüs’e taşıma adımı, uluslararası arenada geniş yankı uyandırdı. Özellikle İslam dünyasının önde gelen ülkeleri ve uluslararası kuruluşlar, bu kararın bölgedeki barış zeminini tahrip ettiğini belirterek sert bir tutum sergiledi. Söz konusu gelişme, sadece bir büyükelçilik açılışı olarak değil, aynı zamanda Kudüs’ün statüsüne yönelik uluslararası uzlaşının bozulması olarak değerlendiriliyor.
Uluslararası hukuk ve meşruiyet tartışmaları
Mısır Dışişleri Bakanlığı, Kolombiya’nın bu hamlesini sert bir dille eleştirerek, kararın uluslararası hukuku ve meşruiyet kararlarını hiçe saydığını vurguladı. Kahire yönetimi, bu girişimi işgal altındaki Kudüs’ün yasal ve tarihi statüsünü değiştirmeye yönelik bir oldubitti çabası olarak tanımladı. Mısır’a göre, bu tür tek taraflı adımlar hiçbir hukuki sonuç doğurmamakla birlikte, adil ve kapsamlı bir barışın önündeki en büyük engellerden biri haline geliyor. Ürdün de benzer bir çizgide durarak, Kudüs’ün statüsünü değiştirmeyi hedefleyen her türlü girişimin gayrimeşru olduğunu ve 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devleti kurulması gerektiği gerçeğini değiştirmeyeceğini yineledi.
İslam dünyasından ortak tepki ve uyarılar
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Ismail Ould Cheikh Ahmed, Kolombiya hükümetine kararını gözden geçirmesi için çağrıda bulundu. İİT, bu adımın 1980 tarihli 478 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararına aykırı olduğunu belirterek, İsrail işgalinin kalıcı hale gelmesine hizmet edeceğini ifade etti. Teşkilat, Kudüs’ün hem Müslümanlar hem de Hristiyanlar için taşıdığı kutsal ve tarihi öneme dikkat çekerek, bu kararın Kolombiya’nın İslam ülkeleriyle olan diplomatik ilişkilerine zarar verebileceği konusunda uyarıda bulundu. Suudi Arabistan ise uluslararası toplumu ve BMGK’yı sorumluluk almaya davet ederek, İsrail’in güç kullanarak yeni bir statü dayatma politikalarına karşı durulması gerektiğini belirtti. Filistin Dışişleri Bakanlığı da büyükelçiliğin açılışını kınayarak, bu durumun Filistin halkının meşru haklarının açık bir ihlali olduğunu vurguladı.
Siyasi değişim ve diplomatik kırılma
Kolombiya’nın bu radikal politika değişikliği, Devlet Başkanı Abelardo de la Espriella’nın göreve gelmesiyle hız kazandı. Hatırlanacağı üzere, Espriella’nın sol görüşlü selefi Gustavo Petro, Gazze Şeridi’nde yaşanan insani kriz ve savaş nedeniyle 2024 yılında İsrail ile diplomatik ilişkileri tamamen kesme kararı almıştı. Yeni yönetim ise bu kararı tersine çevirerek İsrail ile ilişkileri güçlendirme yolunu seçti. Günümüzde dünya genelinde İsrail ile diplomatik ilişkilerini sürdüren ülkelerin büyük çoğunluğu, uluslararası uzlaşı gereği büyükelçiliklerini Tel Aviv’de tutmaya devam ediyor. Ancak ABD, Guatemala, Honduras, Kosova, Papua Yeni Gine, Paraguay, Fiji, Nauru ve Somali’nin ayrılıkçı bölgesi Somaliland gibi sınırlı sayıda aktör, uluslararası toplumun genel eğilimine aykırı olarak büyükelçiliklerini Kudüs’te bulunduruyor. Kolombiya’nın bu listeye dahil olması, ülkenin dış politikasında köklü bir kırılmaya işaret ederken, bölgedeki diplomatik gerilimin önümüzdeki süreçte daha da tırmanabileceği öngörülüyor.