Hollanda'nın Lahey kentinde bulunan Kosova Özel Mahkemesi'nin, ülkenin yakın siyasi tarihine damga vuran isimler hakkında aldığı hapis cezası kararları Kosova'da büyük bir tepkiyle karşılandı. Eski Cumhurbaşkanı Haşim Thaçi ile birlikte Kadri Veseli, Jakup Krasniqi ve Rexhep Selimi'ye yönelik verilen mahkumiyet kararları, halkın geniş kesimleri tarafından kabul edilemez bulunarak sokaklara taşındı. Ülkenin dört bir yanında eş zamanlı olarak düzenlenen protestolar, UÇK Savaş Gazileri Örgütü'nün öncülüğünde gerçekleştirildi.
Adalet arayışına karşı meydanlarda yükselen ses
Gösterilerin en dikkat çekici noktalarından biri Prizren şehri oldu. Şadırvan Meydanı'nda toplanan binlerce vatandaş, olumsuz hava koşullarına ve şiddetli yağmura rağmen meydanı terk etmeyerek karara olan itirazlarını dile getirdi. Ellerinde Kosova Kurtuluş Ordusu'nu simgeleyen bayrakların yanı sıra, Lahey'de tutuklu bulunan eski liderlerin fotoğraflarını taşıyan kalabalık, sık sık özgürlük mücadelesine vurgu yapan sloganlar attı. Meydanda yankılanan Benim adıma değil ifadesi, mahkemenin verdiği kararın halkın vicdanındaki karşılığını özetleyen temel bir söylem haline geldi.
Savaş suçları iddiası ve verilen ağır cezalar
Mahkeme süreci, 1998-1999 yılları arasında yaşanan Kosova Savaşı dönemindeki faaliyetleri mercek altına almıştı. Bu kapsamda, UÇK'nın hem askeri hem de siyasi kanadında en üst düzeyde görev yapmış isimler savaş suçları işledikleri gerekçesiyle yargılandı. Yapılan yargılamalar sonucunda eski Cumhurbaşkanı Haşim Thaçi 25 yıl hapis cezasına çarptırılırken, aynı davada yargılanan Jakup Krasniqi de 25 yıl hapis cezası aldı. Diğer sanıklardan Kadri Veseli 18 yıl, Rexhep Selimi ise 13 yıl hapis cezasına mahkum edildi.
Toplumsal hafızada UÇK'nın yeri ve tepkiler
Kosova halkı için UÇK'nın bağımsızlık mücadelesindeki rolü, mahkemenin aldığı kararların neden bu kadar geniş çaplı bir infiale yol açtığını açıklıyor. Protestolara katılan binlerce kişi, sadece eski liderlerine destek vermekle kalmadı, aynı zamanda Kosova'nın özgürlük mücadelesinin meşruiyetini savunan bir duruş sergiledi. Mahkemenin kararlarını siyasi bir müdahale olarak değerlendiren göstericiler, Lahey'deki sürecin tarafsızlığını sorgulayan pankartlar taşıdı. Ülke genelindeki bu hareketlilik, Kosova'nın siyasi atmosferinde derin bir kırılma noktası oluştururken, mahkeme kararlarının toplumsal huzur üzerindeki etkilerinin uzun süre tartışılacağı öngörülüyor.