Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, önemli bir stratejik toplantıya ev sahipliği yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında bir araya gelen Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu, hem yakın coğrafyamızda yaşanan sancılı süreçleri hem de küresel ölçekteki gelişmeleri detaylı bir şekilde ele aldı. İletişim Başkanı Burhanettin Duran tarafından yapılan yazılı açıklamada, kurulun gündemindeki ana başlıkların bölgesel barış ve güvenlik eksenli olduğu vurgulandı.
İsrail'in provokasyonları ve bölgesel güvenlik
Toplantıda öne çıkan en önemli başlıklardan biri, İsrail'in bölgedeki saldırgan tutumu oldu. Gazze ve Batı Şeria'daki saldırıların ardından Mescid-i Aksa'ya yönelik gerçekleştirilen provokasyonların, bölgedeki gerilimi tırmandırdığına dikkat çekildi. Kurul üyeleri, İsrail'in sadece Filistin topraklarında değil, aynı zamanda Suriye'nin yeniden istikrara kavuşmasını engellemeye yönelik hamlelerinin de yakından takip edildiğini belirtti. Türkiye'nin bu süreçte sağduyulu ve serinkanlı bir diplomasi yürüttüğü, tahriklere kapılmadan bölgesel barışı merkeze alan bir dış politika izlediği ifade edildi.
Savunma iş birlikleri ve stratejik dayanışma
Bölgesel güvenliğin güçlendirilmesi adına atılan somut adımlar da toplantının ana gündem maddeleri arasındaydı. Özellikle Pakistan ve Suudi Arabistan ile Mekke'de imzalanan Ortak Savunma Anlaşması'nın, kardeş ülkelerle olan dayanışmayı pekiştirdiği vurgulandı. Türkiye'nin bu tür stratejik ortaklıklarla bölgesel istikrarı koruma konusundaki kararlılığı, kurul üyeleri tarafından bir kez daha teyit edildi. Türkiye'nin dış politika adımlarında güvenliği önceleyen bir yaklaşım sergilediği kaydedildi.
Kurul üyeleri ve katılım detayları
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki bu kritik toplantıya, kurul üyeleri İsmail Kahraman, Mehmet Ali Şahin, Cemil Çiçek, İsmet Yılmaz, Binali Yıldırım ve Mustafa Şentop katılım sağladı. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan da hazır bulundu. Toplantı, Türkiye'nin değişen dünya dengeleri karşısında aldığı pozisyonu ve bölgesel krizlere yönelik çözüm odaklı stratejilerini bir kez daha kamuoyunun dikkatine sunmuş oldu.