Afyonkarahisar'da Büyük Taarruz'un 104. yıl dönümü etkinliklerine katılan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantıda hem Ortadoğu'daki u hem de Türkiye'nin terörle mücadele sürecini değerlendirdi. Kurtulmuş'un açıklamaları, bölgesel dengeler ve iç siyaset açısından kritik mesajlar içeriyor.
İsrail'in hedefinde tüm bölge var
Kurtulmuş, İsrail'in artık teorik bir tehdit olmaktan çıktığını, fiilen bölgedeki tüm ülkelere saldırdığını söyledi. İran'dan Lübnan'a, Suriye'den Irak'a kadar geniş bir coğrafyada İsrail'in saldırgan politikalar izlediğini belirtti. Katar'daki Hamas müzakere heyetine yönelik suikastın ise aslında ABD'ye verilmiş bir mesaj olduğunu ifade etti. Kurtulmuş'a göre İsrail, "Benim istemediğim ülkenin güvenliği olmaz" demek istiyor.
Peki İsrail neden Türkiye'den çekiniyor? Kurtulmuş'un bu soruya net bir cevabı var. İsrail'in asıl korkusu, Türkiye'nin bölgede kuracağı barış ve kardeşlik iklimi. Bu iklimin, İsrail'in yayılmacı hesaplarını bozacak en büyük engel olduğunu vurguladı.
Terörsüz Türkiye'de iki yıllık başarı
Kurtulmuş, terörsüz Türkiye sürecinin işleyişine dair de önemli değerlendirmelerde bulundu. Bu süreçte devlet aklı ile millet vicdanının buluştuğunu söyledi. Dünyadaki benzer örneklere dikkat çeken Kurtulmuş, İrlanda veya Latin Amerika'daki müzakere süreçlerinde 8-10 yılda gelinen noktaya Türkiye'nin 1-2 yılda ulaştığını belirtti. Bu durumu büyük bir başarı olarak nitelendirdi.
Yasadaki üç sigorta neyi garanti ediyor?
Kurtulmuş, "PKK silah bırakmazsa ne olacak?" sorusuna da açıklık getirdi. Çıkarılan yasanın içinde bu ihtimale karşı üç önemli sigorta olduğunu söyledi. Örgütün silah bırakmaması durumunda Türkiye'nin terörle mücadeleyi gayet iyi bildiğini hatırlattı. Ayrıca yasanın, şehit ailelerinin ve gazilerin haklarını zedeleyecek hiçbir madde içermediğini de özellikle vurguladı.
Ağır suçlara karışanlar kapsam dışında
Yasanın kapsamının sınırlarını da çizen Kurtulmuş, öldürme ve bombalama gibi ağır suçlara karışmış üst düzey örgüt yöneticilerinin bu düzenlemenin dışında olduğunu belirtti. Bu kişilerin yasadan faydalanmasının mümkün olmadığını ifade etti. Yasanın hazırlanmasında tüm siyasi partilerin büyük bir hassasiyet gösterdiğini de sözlerine ekledi. Şimdi gözler sürecin uygulanmasında.