Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'nda dünya liderlerine seslenen Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, küresel siyasetteki güç dengelerinin değiştiğine vurgu yaparak Batı'nın mevcut politikalarını sert bir dille eleştirdi. Lavrov, özellikle Avrupa ülkelerinin Rusya ile Ukrayna arasındaki barış görüşmelerini baltalamak için aktif bir çaba içerisinde olduğunu belirterek, bu tutumun savaş kışkırtıcılarını stratejik bir çıkmaza sürüklediğini savundu. Konuşmasında çok kutuplu bir dünya düzeninin yükselişine dikkat çeken Rus bakan, Küresel Güney ve Doğu ülkelerinin egemenliklerini koruma konusundaki kararlılıklarının uluslararası arenada yeni bir dönemi temsil ettiğini ifade etti. Batılı azınlığın kendi kurallarını dünyaya dayatma çabasının artık karşılık bulmadığını iddia eden Lavrov, Rusya'nın dış politikasının bu yeni gerçeklik üzerine inşa edildiğini belirtti.
Batı'nın Çifte Standartları ve Bölgesel Krizler
Lavrov, konuşmasının önemli bir bölümünü ABD'nin küresel ölçekteki müdahalelerine ayırdı. Venezuela'daki siyasi gelişmeleri ve İran'a yönelik askeri tehditleri sert bir dille eleştiren Lavrov, uluslararası normların ihlal edildiğini savundu. Orta Doğu'daki insani krize de değinen Rus Dışişleri Bakanı, Filistin Devleti'nin kurulmasının artık ertelenemez bir zorunluluk olduğunu vurguladı. İsrail'in yerleşim faaliyetlerinin barış umutlarını tükettiğini belirten Lavrov, mevcut durumun devam etmesi halinde hem Filistinlilerin hem de İsrail'in güvenliğinin kalıcı olarak tehlikeye gireceği uyarısında bulundu. Ayrıca Küba'ya yönelik uygulanan ticari kısıtlamaların ve kuşatmanın insani bir felakete yol açtığını kaydederek, Batı'nın güç kullanımına dayalı politikalarının küresel istikrarı bozduğunu dile getirdi.
S-400 ve Türkiye ile İlişkilerde Yeni Dönem
Genel Kurul hitabının ardından düzenlenen basın toplantısında Türkiye ile ilişkilere dair dikkat çekici mesajlar veren Lavrov, Ankara'nın dış politika tercihlerine duydukları saygıyı yineledi. Türkiye'nin F-35 programına dönüşü için gündeme gelen S-400 hava savunma sistemlerinin üçüncü taraflara devri konusundaki bir soruya ise kapıyı açık bıraktı. Rusya'nın bu tür önerileri değerlendirmeye hazır olduğunu belirten Lavrov, sistemlerin devredileceği ülkenin Rusya ile dostane ilişkiler içinde olması ve sistemlerin başka yerlere gönderilmeyeceğine dair güvence verilmesi şartını koştu. Bu sürecin ancak Rusya'nın açık onayıyla gerçekleşebileceğini vurgulayan Lavrov, şu an için somut bir talep gelmediğini ancak Türkiye ile her türlü iş birliği seçeneğini konuşabileceklerini ifade etti.
Avrupa ile Savaş İddialarına Yanıt
Avrupa'nın Rusya'ya karşı savaşa hazırlandığı yönündeki söylemleri de değerlendiren Lavrov, bu iddiaları saçmalık olarak nitelendirdi. Rusya'nın Avrupa ile savaşa girme gibi bir niyetinin olmadığını belirten bakan, Başkan Vladimir Putin'in bu konudaki duruşunu hatırlattı. Avrupa ülkelerinin silah üretimine ayırdığı devasa bütçelerin ve 2030 yılına kadar savaşa hazır olma çağrılarının kendi kendini gerçekleştiren bir kehanete dönüşebileceği uyarısında bulunan Lavrov, Rusya'nın Ukrayna'daki askeri operasyonlarını ise Donbas ve Novorossiya halkını koruma gerekçesiyle meşrulaştırmaya devam etti. Almanya'nın yeniden askeri bir güç olma hedefini de eleştiren Lavrov, Berlin'in İkinci Dünya Savaşı'ndan gerekli dersleri çıkarmadığını iddia ederek, BM Güvenlik Konseyi'nde Almanya ve Japonya'ya ilave koltuk verilmesine karşı olduklarını yineledi.