Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, New York'ta düzenlenen 81. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, küresel sistemin mevcut işleyişine karşı oldukça sert ve dikkat çekici bir eleştiri getirdi. Kendisini askeri diktatörlük döneminde demokrasi mücadelesi vermiş ve barışçıl bir ulusa liderlik eden bir figür olarak tanımlayan Lula, BM'nin kuruluş amaçlarından biri olan insanlığı savaşların yıkıcı etkisinden koruma görevini artık yerine getiremediğini açıkça ifade etti. Brezilya liderine göre, kurumun uluslararası arenadaki itibarı hiç olmadığı kadar zayıflamış durumda ve bu durum küresel güvenliği ciddi şekilde tehdit ediyor.
Güçlünün hukuku ve çok taraflılığın çöküşü
Lula, konuşmasında dünyanın şu anda çok taraflılık ile tek taraflılık, demokrasi ile aşırıcılık ve egemenlik ile tabiiyet arasında keskin bir seçim yapmaya zorlandığını belirtti. Güçlünün hukukuna verilen tavizlerin artık tüm sınırları aştığını savunan Brezilya Devlet Başkanı, bu zorlu seçimlerin cesaret ve net bir siyasi irade gerektirdiğini vurguladı. Özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki gerilime dikkat çeken Lula, uluslararası ticaretin hayati bir damarı olması gereken bu bölgenin bir savaş alanına dönüştürülmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Bu durumun sadece bölgesel bir sorun olmadığını, dünyanın dört bir yanındaki ailelerin yakıt ve gübre fiyatlarındaki artış nedeniyle ekonomik bir bedel ödediğini hatırlattı.
Gazze ve Küba üzerinden küresel adaletsizlik vurgusu
Konuşmasının önemli bir bölümünü insani krizlere ayıran Lula, Gazze'de yaşananları doğrudan soykırım olarak nitelendirdi. Netanyahu hükümetinin politikaları sonucunda kadınların ve çocukların maruz kaldığı travmanın nesiller boyu süreceğini belirten Brezilya lideri, BM İşgal Altındaki Filistin Toprakları Özel Raportörü Francesca Albanese'nin gerçeği dile getirdiği için susturulmaması gerektiğini savundu. Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşimlerin ise iki devletli çözüm umudunu tamamen yok ettiğini ifade etti. Öte yandan, ABD'nin Küba'ya uyguladığı ambargoyu da sert bir dille eleştiren Lula, 10 milyon insanın ekonomik ve enerji kısıtlamalarıyla toplu cezalandırılmasının dünya tarafından dehşetle izlendiğini belirtti.
Kurumsal zafiyet ve savunmasızların korunması
Lula, BM'nin ordusu olmayan en savunmasız kesimleri koruma kapasitesinin hiç bu kadar zayıf olmadığını ifade ederek, kurumun yapısal bir kriz içinde olduğunu savundu. Brezilya Devlet Başkanı'nın bu çıkışı, uluslararası toplumun mevcut krizlere karşı gösterdiği tepkisizliğe yönelik en üst düzeydeki eleştirilerden biri olarak kayıtlara geçti. Lula, konuşmasını küresel barışın yeniden tesis edilmesi için daha cesur adımlar atılması gerektiği çağrısıyla sonlandırdı.