Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen ve yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı iddialarını merkeze alan soruşturma kapsamında, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Yaklaşık iki saat süren adli sürecin ardından adliye binasından ayrılan Gökçek, basın mensuplarının yoğun ilgisiyle karşılaştı. Hakkındaki suçlamalara dair detay vermekten kaçınan Gökçek, soruşturmanın gizliliğine vurgu yaparak, sürecin tamamlanmasının ardından tüm iddialara televizyon ekranlarında yanıt vereceğini belirtti. Gökçek, kendinden emin bir tavırla adalete güvendiğini ve şahsı adına herhangi bir endişe taşımadığını ifade etti.
Geçmişten Bugüne 500 Soruşturma Vurgusu
Gökçek, konuşmasında siyasi kariyeri boyunca karşılaştığı hukuki süreçlerin bir bilançosunu çıkardı. 1994 yılından itibaren belediye başkanlığı görevini yürüttüğü dönemlerde muhalefet tarafından sıkı bir denetimden geçirildiğini belirten Gökçek, toplamda 500 civarında soruşturma ve inceleme geçirdiğini iddia etti. Bu süreçlerin hiçbirinden ceza almadığını ve hepsinden takipsizlik kararıyla ayrıldığını savunan eski başkan, 1998 yılında gözaltına alınmasına rağmen hukuki süreçlerin kendi lehine sonuçlandığını hatırlattı. Refah Partisi ve AK Parti dönemlerinde de benzer denetimlerle karşılaştığını, ancak bu süreçlerin de herhangi bir olumsuz sonuç doğurmadığını dile getirdi.
Mansur Yavaş ile Soruşturma Polemiği
Mevcut Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile aralarındaki soruşturma süreçlerini kıyaslayan Gökçek, kendisine yöneltilen eleştirilere sert tepki gösterdi. Hakkında 100 civarında soruşturma açıldığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunan Gökçek, toplamda 25 inceleme ve soruşturma geçirdiğini, bunların 21'inin sonuçlandığını belirtti. Yavaş'ın kendi geçirdiği soruşturmalarda takipsizlik almasını bir başarı olarak sunduğunu, ancak kendisinin aynı yasal süreçlerden geçerek aldığı takipsizlik kararlarının farklı yorumlandığını öne sürdü. Gökçek, Yavaş'ı defalarca televizyon programlarında tartışmaya davet ettiğini ancak bu davetlerin karşılıksız kaldığını iddia ederek, haklı olanın tartışmaktan çekinmeyeceğini savundu.
Tanık İfadeleri ve Soruşturmanın Seyri
Soruşturma dosyası, sadece Gökçek'in ifadesiyle sınırlı kalmadı. Gazeteci Murat Ağırel de tanık sıfatıyla savcılığa gelerek elindeki bilgi ve belgeleri teslim etti. Ağırel'in iddiaları, Almanya'nın Düsseldorf kentinde kurulan ve Gökçek ailesiyle bağlantılı olduğu öne sürülen HAMAG isimli şirket üzerine yoğunlaşıyor. Savcılık makamı, sunulan bu yeni belgeler ışığında iddiaların doğruluğunu araştırmaya devam ediyor. Gökçek ise tüm bu süreçlerin sonunda aklanacağına olan inancını yineleyerek, kararın açıklanmasının ardından kamuoyuna kapsamlı açıklamalarda bulunacağını ve hiçbir sorudan kaçınmayacağını sözlerine ekledi.