Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri İl Başkanlığı 15. Olağan İl Kongresi'nde kürsüye çıkan MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, bölgesel gelişmelere ve Türkiye'nin dış politikadaki kararlı duruşuna dair önemli açıklamalarda bulundu. Özdemir, konuşmasının merkezine Yunanistan'ın son dönemde sergilediği provokatif tutumu ve İsrail ile olan ilişkilerinin bölge güvenliğine etkilerini aldı. Türkiye'nin kendi gücünü sınırlarının ötesine taşıdığı bir dönemde, bazı çevrelerin bu yükselişten duyduğu rahatsızlığın somut eylemlere dönüştüğünü ifade eden Özdemir, özellikle Ege Denizi'ndeki egemenlik hakları konusunda Atina yönetimini sert bir dille uyardı.
Ege'de antlaşmalara aykırı silahlanma hamlesi
Özdemir, Yunanistan'ın İsrail'in etkisiyle hareket ederek bölgedeki gerilimi tırmandırdığını belirtti. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1946 Paris Antlaşması'nın ilgili maddelerine dikkat çeken MHP'li yönetici, bu antlaşmaların 12 Ada üzerinde Yunanistan'a sadece kullanım hakkı verdiğini ve bu bölgelerde silah ile taarruzi sistemlerin bulundurulmasının kesinlikle yasak olduğunu hatırlattı. Atina'nın bu hukuki gerçekleri görmezden gelerek silahlanma yarışına girmesini iyi komşuluk ilişkileriyle bağdaştırmanın mümkün olmadığını vurgulayan Özdemir, Türkiye'nin kimsenin toprağında gözü olmadığını ancak kendi egemenlik haklarına yönelik en ufak bir fiili müdahaleye karşı tarihsel bir kararlılıkla yanıt verileceğini ifade etti. Özdemir, Yunanistan'ın yaptığı askeri harcamaların Türkiye'nin savunma kapasitesi karşısında etkisiz kalacağını da sözlerine ekledi.
Terörsüz Türkiye hedefi ve bölgesel normalleşme
Konuşmasında iç siyasete ve terörle mücadele sürecine de değinen Özdemir, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 22 Ekim 2024 tarihinde başlattığı terörsüz Türkiye vizyonunun devlet politikası haline geldiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde kurumların eşgüdüm içinde yürüttüğü bu sürecin, Türkiye'nin toplumsal huzurunu ve milli birliğini pekiştirdiğini ifade etti. Suriye'deki gelişmelere de değinen Özdemir, Türk aklının devreye girmesiyle birlikte Mehmetçiğin burnu dahi kanamadan bölgedeki terör tehdidinin bertaraf edildiğini ve YPG-SDG gibi yapıların kendilerini feshetme noktasına geldiğini savundu. Bu başarının, Türkiye'nin Ortadoğu coğrafyasıyla kucaklaşmasının önünü açtığını belirten Özdemir, ayrımcılığın ortadan kalktığı bir Türkiye'nin geleceğe daha umutla baktığını dile getirdi.
Emperyalist projelerin çöküşü ve Türk aklının zaferi
Bölgesel güç dengeleri üzerine değerlendirmelerini sürdüren Özdemir, geçmişte Türkiye'yi terör belasıyla uğraştırarak zayıflatmaya çalışan emperyalist aklın bugün büyük bir çaresizlik içinde olduğunu belirtti. Özellikle Suriye'de bir terör devleti kurma hayallerinin Türk aklı sayesinde yerle yeksan edildiğini vurgulayan Özdemir, ABD'nin bölgedeki aktörlere yönelik hayal kırıklığına da atıfta bulundu. Kürtlerin Türkiye Cumhuriyeti ile kader birliği yapma kararlılığını gösterdiğini ifade eden Özdemir, Türkiye'nin Cumhur İttifakı ile ulaştığı yüksek seviyenin, bölgedeki tüm oyun kurucular tarafından dikkatle izlendiğini belirtti. Türkiye'nin bölgedeki hamlelerinin, geçmişte propaganda faaliyetleriyle Türk milletini aşağılamaya çalışan çevreleri sessizliğe gömdüğünü ve bugün Türkiye'nin ne yapacağını merak eden bir konuma getirdiğini ifade ederek konuşmasını noktaladı.