Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, 2009 yılında helikopterinin düşmesi sonucu hayatını kaybeden kurucu liderleri Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefatına dair yürütülen soruşturma sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Destici, yıllardır süregelen şüphelerin aydınlatılması ve sorumluların cezalandırılması noktasında kararlılıklarını bir kez daha yineledi.
Soruşturmada şeffaflık vurgusu
Destici, son dönemde gerçekleştirilen operasyonlar kapsamında 38 kişinin gözaltına alındığını ve bunlardan 36'sı hakkında tutuklama kararı verildiğini hatırlatarak, sürecin yürütülme biçiminden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Özellikle Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturmanın gizlilik ve titizlikle yürütülmesinin, kamuoyunun beklentilerini karşıladığını ifade etti. Bakan Gürlek'in süreci şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşmasının, geçmiş yıllarda eksikliği hissedilen bir durum olduğunu belirten Destici, bu yaklaşımın adalete olan inancı pekiştirdiğini vurguladı.
Yılların şüphesi aydınlanıyor
Helikopterin düşüş nedeni, uçuş kayıtlarının silinmesi, radarların karartılması ve arama kurtarma çalışmalarındaki aksaklıklar gibi yıllardır dile getirdikleri iddiaların, son operasyonlarla birlikte daha da anlam kazandığını belirten Destici, bu süreçte avukatları ve hukukçularıyla birlikte her anın takipçisi olduklarını belirtti. Kamuoyuna yansıyan ses kayıtlarının, yıllardır savundukları tezlerin doğruluğunu kanıtlar nitelikte olduğunu ifade eden BBP lideri, dosyada henüz gün yüzüne çıkmamış nice diyalog ve bilginin bulunduğuna inandıklarını söyledi. Destici, bu canlar bedende olduğu sürece, olay tüm yönleriyle aydınlanana kadar mücadelelerinden asla vazgeçmeyeceklerini ifade etti.
Ekonomik vurgunlara karşı sert duruş
Soruşturma gündeminin yanı sıra, son dönemde kamuoyunu meşgul eden fon soruşturmalarına da değinen Destici, siyasi nüfuz ile iktisadi çıkar ilişkilerinin kesiştiği her alanın tam bir şeffaflıkla aydınlatılmasının devletin ali menfaatleri gereği olduğunu belirtti. Milyonlarca vatandaşın birikiminin söz konusu olduğu sermaye piyasalarında güvenilirliğin sınandığını ifade eden Destici, küçük yatırımcının alın terinin korunması gerektiğini vurguladı. Zararların devlet hazinesinden değil, vurgunculardan karşılanması gerektiğini savunan Destici, milletin soyulduğu bu düzende kimsenin konumuna bakılmaksızın hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini, Cumhurbaşkanı'nın da bu konuda kararlı bir irade ortaya koyduğunu sözlerine ekledi.