Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Toplantının en çok merak edilen başlıklarından biri, Mansur Yavaş'ın CHP'den istifa etmesi oldu. Emir, Yavaş'ın bu kararının tamamen kendi takdirinde olduğunu belirterek, Yavaş'ın sadece kendi partileri için değil, tüm Türkiye için dürüstlüğü ve halkçı belediyecilik anlayışıyla onur duyulan bir isim olduğunu vurguladı. Emir, konuyla ilgili daha fazla detay vermekten kaçınarak, eğer bir açıklama yapılması gerekirse bunun bizzat Yavaş tarafından yapılacağını ifade etti.
Fon Soruşturmasında Kamu Görevlileri Neden Korunuyor?
Emir'in açıklamalarının bir diğer önemli ayağı ise devam eden fon soruşturması oldu. Yapılan operasyonların göstermelik olduğunu savunan Emir, 63 kişi hakkında işlem yapılmasına, 44 gözaltı ve 4 tutuklama kararı verilmesine rağmen sürecin eksik yürütüldüğünü belirtti. Soruşturma kapsamında hiçbir kamu görevlisinin ifadesine başvurulmadığına dikkat çeken Emir, Maliye Bakanı, SPK Başkanı, BDDK Başkanı ve Borsa İstanbul Başkanı gibi isimlerin sorumluluklarını sorguladı. Piyasa dolandırıcılığı suçlamasıyla yürütülen soruşturmada, bu kişilerin fonların şişirilmesine ve piyasanın manipüle edilmesine neden göz yumduklarının sorulmadığını dile getirdi.
Adalar Belediyesi'nde Siyasi Yankesicilik İddiası
Konuşmasında AK Parti iktidarının siyasi yöntemlerini eleştiren Emir, Adalar Belediyesi'nde yaşanan süreci siyasi yankesicilik olarak nitelendirdi. Belediye meclisindeki sayısal üstünlüğün 10'a 2 olmasına rağmen, iktidarın yargı ve kolluk gücünü kullanarak yönetimi ele geçirdiğini iddia etti. Belediye başkanının tutuklanması ve başkan vekilinin istifaya zorlanmasıyla sonuçlanan süreçte, 5'e 4'lük bir sonuçla yönetimin el değiştirmesini kabul edilemez bulan Emir, bunun bir seçim başarısı değil, devlet gücünün kötüye kullanılarak koltuk gasp edilmesi olduğunu savundu.
Devlet Gücünün Siyasi Amaçlarla Kullanılması
Emir, Adalar örneğinin, devletin tüm zorlayıcı aygıtlarının küçük bir belediyeyi dahi ele geçirmek için nasıl seferber edildiğinin somut bir kanıtı olduğunu öne sürdü. Siyasi yankesicilik olarak tanımladığı bu durumun, demokratik işleyişe ve halkın iradesine aykırı olduğunu belirten Emir, yargı ve kolluk kuvvetlerinin bu süreçteki rolünün sorgulanması gerektiğini ifade etti. Toplantı boyunca iktidarın devlet gücünü kendi lehine kullanma biçimini sert bir dille eleştiren Emir, hem fon soruşturmasındaki sessizliğin hem de yerel yönetimlerdeki müdahalelerin hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını vurgulayarak sözlerini tamamladı.