Konya'da Selçuk Üniversitesi'nin 2026-2027 Akademik Yılı açılış törenine katılan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, gündemdeki önemli yasal düzenlemelere ve bölgesel gelişmelere dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Konuşmasının merkezine Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'u alan Kurtulmuş, yasa metninin hazırlanma sürecinde her bir kelimenin büyük bir titizlikle tartıldığını ve toplumsal tereddütleri giderecek mekanizmaların kurgulandığını belirtti. Kurtulmuş, yasanın uygulanabilirliğini garanti altına almak için üç aşamalı bir sigorta sistemi oluşturduklarını ifade etti.

Yasal Süreçte Üç Katmanlı Güvence
TBMM Başkanı Kurtulmuş, yasanın hayata geçirilmesi için belirlenen şartları net bir dille açıkladı. İlk sigorta mekanizmasının terör örgütünün silah bırakması ve kendisini feshetmesi olduğunu belirten Kurtulmuş, bu durumun devletin güvenlik birimlerince teyit edilip Milli Güvenlik Kurulu tarafından ilan edilmesiyle sürecin başlayacağını vurguladı. Silah bırakmama ihtimaline dair endişelere yanıt veren Kurtulmuş, yasanın zaten bu şart gerçekleşmeden yürürlüğe girmeyeceğini, dolayısıyla bu durumun en temel güvence olduğunu kaydetti.

İkinci aşamada ise Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında, altı bakan ve üst düzey güvenlik yetkililerinden oluşan bir kurulun devreye gireceğini belirten Kurtulmuş, bu kurulun tüm adımları müzakere ederek tavsiyeler geliştireceğini ifade etti. Üçüncü ve son sigorta olarak ise Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulacak olan İzleme Komisyonu'nu işaret eden Kurtulmuş, bu komisyonun mecliste grubu bulunan tüm partilerin katılımıyla oluşacağını ve sürecin milli irade denetiminde şeffaf bir şekilde yürütülmesini sağlayacağını belirtti.

Bölgesel Gelişmeler ve Arz-ı Mev'ud Vurgusu
Konuşmasının bir bölümünü İsrail'in bölgedeki saldırgan politikalarına ayıran Numan Kurtulmuş, Gazze'den başlayarak Lübnan, Suriye, İran, Filistin, Katar ve Yemen'e uzanan saldırıların uluslararası hukuku hiçe saydığını ifade etti. Siyonizmin hedeflerinin on yıllardır bilindiğini ve bugün bu hedeflerin aleni hale geldiğini belirten Kurtulmuş, İsrail'in Nil'den Fırat'a kadar uzanan coğrafyayı hakimiyeti altına alma hayallerinin asla gerçekleşmeyeceğini savundu.

Kurtulmuş, bu coğrafyanın asli sahiplerinin Türkler, Araplar, Kürtler ve diğer tüm unsurlar olduğunu vurgulayarak, İsrail'in Arz-ı Mev'ud hayallerine ulaşamayacağını dile getirdi. Türkiye'nin bu coğrafyanın en önemli aktörü olarak İsrail'in ham hayaller peşinde koşmaması gerektiğini belirten Kurtulmuş, toprakların hiçbir millete vaat edilmediğini ve bölge halklarının kendi vatanlarında egemen kalmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.

Milli İrade ve Toplumsal Bütünleşme
Toplumsal bütünleşme sürecinin sadece yasal bir metinle değil, aynı zamanda milli iradenin tam katılımıyla yürütüleceğinin altını çizen Kurtulmuş, meclis bünyesinde kurulacak İzleme Komisyonu'nun bu noktada kritik bir rol üstleneceğini belirtti. Sürecin her aşamasının meclis çatısı altında, tüm siyasi partilerin gözetiminde ilerleyecek olması, atılan adımların meşruiyetini ve toplumsal kabulünü güçlendirmeyi hedefliyor. Kurtulmuş, bu yapının devletin en üst düzey güvenlik birimleri ve siyasi irade arasında bir köprü vazifesi göreceğini ifade ederek, Türkiye'nin terörle mücadele ve toplumsal huzur konusundaki kararlılığını bir kez daha yineledi.
