Lübnan'ın geleceği ve bölgedeki güvenlik dengeleri, Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen üst düzey bir zirveyle yeniden şekilleniyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ve Ürdün Kralı II. Abdullah'ın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantı, Lübnan ordusunun kapasitesinin artırılması ve ülkenin egemenliğinin tam anlamıyla tesis edilmesi hedefini taşıyor. Akabe Süreci kapsamında düzenlenen bu kritik buluşmaya, Türkiye dahil birçok ülkeden askeri yetkililer, uzmanlar ve uluslararası kuruluş temsilcileri katılım sağladı. Zirvenin ana gündem maddesi, Lübnan'ın devlet otoritesini ülkenin tamamında hakim kılacak sürdürülebilir bir güvenlik mimarisinin oluşturulması oldu.
Devlet otoritesi ve silahların kontrolü
Lübnan Cumhurbaşkanı Aoun, ülkesinin artık devlet otoritesini güçlendirme konusunda kararlı bir duruş sergilediğini vurgulayarak, Lübnan halkının devleti tercih ettiğini ifade etti. Aoun, ülkenin korunması ve istikrarının ancak askeri kurumların sorumluluğunda olması gerektiğinin altını çizdi. Geçici ve dağınık yardımların ötesine geçilmesi gerektiğini belirten Aoun, ordunun uzun vadeli planlama yapabilmesi için kalıcı bir uluslararası desteğe ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Savaş ve barış kararının yalnızca devletin elinde olması gerektiğini savunan Aoun, silahların devlet kontrolü dışında bulunmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
UNIFIL sonrası güvenlik endişesi
Toplantının en dikkat çekici başlıklarından biri, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü'nün (UNIFIL) 31 Aralık 2026'da sona erecek operasyonlarının ardından oluşabilecek güvenlik boşluğu oldu. Macron, UNIFIL'in görevine son verilmesini büyük bir hata olarak nitelendirirken, bu süreçte Lübnan ordusunun görevlerini yerine getirmesine destek sağlayacak yeni uluslararası modellerin geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Fransa ve İtalya, UNIFIL sonrası dönem için BM himayesi dışında veya AB öncülüğünde yeni bir yapı üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Bu yeni yapının, Lübnan ordusuna eğitim, ekipman ve istihbarat paylaşımı gibi alanlarda danışmanlık desteği vermesi planlanıyor.
Bölgesel gerilim ve ekonomik yansımalar
Paris'teki görüşmelerde sadece Lübnan değil, Ortadoğu'daki genel gerilim ve bunun küresel ekonomiye etkileri de masaya yatırıldı. Macron, bölgedeki istikrarsızlığın Fransa ekonomisi ve enerji fiyatları üzerindeki doğrudan etkilerine dikkat çekerek, enerji tedarik yollarının güvenliğinin Fransız halkının çıkarları için kritik olduğunu belirtti. İsrail'in Lübnan topraklarından kademeli olarak çekilmesi ve Lübnan ordusunun güneydeki kontrolü devralması süreci, bölgedeki kalıcı istikrarın anahtarı olarak görülüyor. Macron, bu süreçle ilgili olarak ABD Başkanı Donald Trump ile temas kuracağını ve İsrail'in varılan anlaşmalara uyması gerektiğini vurguladı. Ürdün Kralı II. Abdullah ise Lübnan ordusunun sınır kontrol kapasitesinin artırılması, dronlarla mücadele ve hava sahasının gözetlenmesi gibi somut ihtiyaçlarının karşılanmasının ortak bir sorumluluk olduğunu ifade etti.