Suriye'nin başkenti Şam, uluslararası diplomasinin en hassas başlıklarından birine ev sahipliği yaptı. Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, göreve gelişinin hemen ardından ilk resmi ziyaretini gerçekleştiren Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) Genel Direktörü Sabrina Dalafior ile kritik bir görüşme gerçekleştirdi. İki isim, yıllardır süregelen kimyasal silahlar dosyasının nihai olarak kapatılması, teknik iş birliği süreçlerinin derinleştirilmesi ve saha denetimlerinin şeffaf bir şekilde yürütülmesi konularında kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Görüşme, tarafların uluslararası hukuka ve karşılıklı yükümlülüklere olan bağlılıklarını yineledikleri bir platforma dönüştü.
Şeffaflık vurgusu ve imha süreci
Bakan Şeybani, görüşme sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında Suriye'nin sürece olan katkılarını detaylandırdı. Şeybani, ülkesinin OPCW'ye 100 binden fazla resmi belge sunduğunu ve denetçilerin sahadaki tüm kayıtlara, tanıklara erişiminin eksiksiz sağlandığını vurguladı. Özellikle geçtiğimiz haziran ayında bildirimin güncellenerek eski rejimin gizlediği iki üretim ve iki depolama tesisinin sisteme dahil edildiğini belirten Şeybani, bu adımların ağustos ayında 42 kimyasal hava bombasının örgüt denetiminde imha edilmesiyle somut bir başarıya ulaştığını ifade etti. Bu şeffaf tutumun bir sonucu olarak, 9 Temmuz tarihinde Suriye'nin örgüt bünyesindeki tüm hak ve ayrıcalıklarını yeniden kazandığına dikkat çekildi.
Adalet arayışı ve bölgesel gerilimler
Kimyasal silahlar dosyasının tamamen kapanmasının ancak kurbanlara adaletin sağlanmasıyla mümkün olabileceğini belirten Şeybani, yargı süreçlerine dair önemli bilgiler paylaştı. Aralarında üst düzey subayların da bulunduğu 18 kişinin tutuklu olarak ihtisas mahkemelerinde yargılandığını açıklayan Bakan, Suriye'nin Kimyasal Silahların Kullanımında Cezasızlıkla Mücadele Uluslararası Ortaklığı'na katıldığını duyurdu. Bakan Şeybani, konuşmasının devamında bölgesel güvenlik sorunlarına da değinerek, 8 Aralık 2024'ten bu yana İsrail'in Suriye'deki altyapıyı hedef aldığını ve Süveyda'daki yasadışı milisleri destekleyerek kaos ortamı yarattığını savundu. Uluslararası toplumu 1974 Anlaşması'na sadık kalmaya ve UNDOF güçlerinin görevlerini icra etmesine destek vermeye çağırdı.
Uluslararası destek ve geleceğe bakış
OPCW Genel Direktörü Sabrina Dalafior ise Suriye hükümetiyle yürütülen ortak çalışmaların son derece yapıcı ve başarılı ilerlediğini belirtti. Göreve geldikten sadece iki ay sonra gerçekleştirdiği bu ilk resmi ziyaretin önemine değinen Dalafior, temmuz ayında gerçekleşen imha sürecinin dosyanın kapatılması yolunda atılmış en büyük dönüm noktası olduğunu ifade etti. Örgütün, Suriye'de kalıcı barışın tesisi ve uluslararası hukukun korunması adına teknik desteğini sürdüreceğini vurgulayan Dalafior, kurbanların haklarının iadesi ve sürecin şeffaf bir şekilde tamamlanması için Suriye ile yakın iş birliği içinde çalışmaya devam edeceklerinin altını çizdi. Bu görüşme, bölgedeki kimyasal silahlar tartışmasının teknik bir süreçten ziyade, hukuki ve siyasi bir uzlaşı zeminine oturtulması adına atılmış stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.