Türkiye Büyük Millet Meclisi, 28. Dönem 5. Yasama Yılı'na, ülkenin geleceğini şekillendirecek kritik mesajların verildiği bir törenle kapılarını açtı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kürsüden yaptığı konuşmada, Türkiye'nin artık kaybetmeye tahammülü olmadığını vurgulayarak, siyaset kurumunun önündeki yeni yol haritasını çizdi. Erdoğan, konuşmasına başlarken yeni dönemin demokrasi ve millet için hayırlı olmasını dileyerek, dünyanın dört bir yanında Türkiye'yi temsil eden vatandaşlara selamlarını gönderdi.
Milli iradenin sarsılmaz kalesi Gazi Meclis
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında TBMM'nin tarihi misyonuna özel bir parantez açtı. Dünyada gazilik unvanıyla iki kez onurlandırılan tek meclisin Türkiye Büyük Millet Meclisi olduğunu hatırlatan Erdoğan, Milli Mücadele yıllarında top sesleri altında dahi çalışmalarını sürdüren Meclis'in, mazlum milletler için bir ilham kaynağı olduğunu belirtti. 15 Temmuz gecesi bombalar altında sergilenen direnişin, bu kurumun milletin emanetini koruma konusundaki kararlılığının en somut göstergesi olduğunu ifade etti. Geçtiğimiz yasama yılında sergilenen yoğun çalışma temposuna değinen Erdoğan, parlamenter diplomasinin ve yasama faaliyetlerinin demokratik bir olgunlukla yürütüldüğünü kaydetti.
Ekonomide dayanıklılık ve yeni hedefler
Türkiye'nin zorlu küresel şartlara rağmen büyüme rotasından sapmadığını belirten Erdoğan, ekonomik verilerle ülkenin dayanıklılığını ortaya koydu. 2026 yılının ilk yarısında yüzde 2,5 büyüme kaydedildiğini, yıllıklandırılmış milli gelirin 1,7 trilyon doları aştığını açıklayan Cumhurbaşkanı, ihracatta ağustos ayında 280,3 milyar dolarla rekor kırıldığını vurguladı. Savunma sanayii ihracatının ilk 8 ayda yüzde 16,2 artışla 6,3 milyar dolara ulaştığını belirten Erdoğan, kamu maliyesinde disiplinden taviz vermediklerini ve bütçe açığını yüzde 3,1 ile sınırlamayı hedeflediklerini dile getirdi. Ayrıca, fon piyasasında yaşanan sorunların sermaye piyasası kuralları çerçevesinde süratle çözüldüğünü, kimsenin hakkının yenilmesine müsaade edilmeyeceğini sözlerine ekledi.
Kutuplaşma siyasetine veda ve sivil anayasa vurgusu
Siyasetin temel görevinin çözüm üretmek olduğunu hatırlatan Erdoğan, toplumda yapay kutuplaşmalar yaratmanın Türkiye'nin fabrika ayarlarına zarar verdiğini belirtti. Emperyalist-Siyonist ittifakının Türkiye'yi içeriden zayıflatma çabalarına karşı 'iç cephenin tahkim edilmesi' gerektiğini savunan Erdoğan, 'Büyük Türkiye Mutabakatı' çağrısında bulundu. Terörsüz Türkiye sürecinin, ülkenin enerjisini heba eden bir dönemi kapattığını ifade eden Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye ve sürece katkı sunan diğer siyasi gruplara teşekkür etti. Konuşmasının sonunda, darbe anayasalarının vesayetçi yapısından kurtulmanın bir zorunluluk olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye Yüzyılı'na yakışır, sivil ve katılımcı bir anayasa için tüm siyasi partileri samimiyet sınavına davet etti.