Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın parlamenter sisteme dönüş sinyalleri kulisleri hareketlendirirken, uzmanlar seçim sonrası kurulacak olası ittifakların yeni anayasa sürecini kilitleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Siyaset arenasında taşlar yerinden oynuyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın parlamenter sisteme geçişi tartışmaya açmaya hazır olduğunu belirtmesi, başkent kulislerinde geniş yankı uyandırdı. Ancak bu hamlenin perde arkasında yatan stratejik hesaplar, seçim sonrası kurulacak parlamentonun yapısına dair soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.
Yeni anayasa düğümü nerede çözülecek?
Siyasi analist Sedat Bozkurt'un değerlendirmelerine göre, Erdoğan'ın planı hayata geçse dahi, seçim sonrası oluşacak meclis aritmetiği yeni bir anayasa yazımını oldukça zorlu bir sürece dönüştürebilir. Özellikle ittifak modellerinin karmaşıklığı, karar alma mekanizmalarını yavaşlatma potansiyeli taşıyor.
İttifakların yarattığı hassas denge
Sürecin en kritik noktası ise MHP ve DEM Parti gibi uç noktalardaki siyasi aktörlerin konumlanışı olacak. Eğer yeni sistem arayışında her iki partinin de desteğine ihtiyaç duyulursa, süreç daha başlamadan tıkanabilir. Özellikle "vatandaşlık tanımı" ve "ana dil" gibi hassas başlıkların masaya gelmesi, uzlaşı arayışını imkansız hale getirebilecek temel engeller olarak öne çıkıyor. Erdoğan'ın bu hamlesi bir esneme mi yoksa siyasi bir manevra mı, önümüzdeki günlerde netleşecek.