Meclis Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu, Gazze’de aylardır süren saldırıların sağlık altyapısında ve toplumda yarattığı yıkımı masaya yatırmak üzere toplandı. Komisyon Başkanı Vedat Bilgin öncülüğünde gerçekleşen toplantıda, bölgedeki insani krizin sadece bir bölge meselesi değil, evrensel bir tehdit olduğu vurgulandı.
Savaşın sağlık üzerindeki ağır yükü
Toplantıda söz alan AK Parti Kocaeli Milletvekili Sadettin Hülagü, bir hekim gözüyle Gazze’deki tabloyu değerlendirdi. Hülagü, hastanelerin kullanılamaz hale gelmesi, temiz suya erişim imkansızlığı ve ilaç kıtlığının bölgedeki travmayı derinleştirdiğini belirtti. Özellikle çocukların, hamile kadınların ve kronik hastaların hayatta kalma mücadelesinin, uluslararası toplumun vicdani sorumluluğu olduğunu dile getirdi.
Sorumluluk zincirinde kimler var
YENİ Parti Bursa Milletvekili Kayıhan Pala ise Gazze’deki sağlık sisteminin çöküşüne dair çarpıcı veriler paylaştı. Yaklaşık 73 bin kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Pala, sağlık çalışanlarının gözaltına alındığını ve toplumun büyük kısmında ağır ruhsal sorunların baş gösterdiğini ifade etti. Pala, yaşanan bu insani felaketin tek sorumlusunun İsrail olmadığını, başta ABD olmak üzere batılı devletlerin bu süreçteki desteğinin yıkımı büyüttüğünü savundu.
Peki, bu toplantı sonrası somut adımlar atılır mı? Komisyon üyeleri Gazze’deki vahşetin uluslararası hukuk nezdinde daha güçlü bir dille eleştirilmesi gerektiği konusunda ortak bir tavır sergiledi. Bundan sonraki süreçte, Türkiye’nin bölgeye yönelik insani yardım politikalarının nasıl şekilleneceği merak ediliyor.