ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Başkan'ın damadı Jared Kushner, diplomatik trafiğin merkezine yerleşen bir dizi görüşme gerçekleştirmek üzere önce Moskova'ya, ardından Ukrayna'nın başkenti Kiev'e çıkarma yaptı. İkilinin Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile gerçekleştirdiği üst düzey görüşmeler, savaşın seyrini değiştirebilecek yeni bir diplomatik arayışın kapısını araladı. Görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, tarafların barış müzakerelerini yeniden canlandırma konusundaki kararlılığı öne çıktı.
Diplomaside yeni bir üçlü format arayışı
Jared Kushner, Moskova'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile oldukça yapıcı ve kapsamlı bir diyalog kurduklarını belirterek, bugüne kadar değerlendirilmemiş pek çok yeni fikrin masaya yatırıldığını vurguladı. Kushner, özellikle yaklaşık altı ay önce uygulanan üçlü görüşme formatına dönülmesinin verimli olacağına inandıklarını ifade etti. Bu formatın, tarafların birbirleriyle doğrudan iletişim kurmasına olanak tanıdığını ve Rusça konuşulan bu ortamın meselelerin daha dostane bir şekilde tartışılmasına imkan verdiğini savundu. Kushner, başarıya ulaşmanın kesin olmadığını ancak bu çabayı göstermenin hayati bir zorunluluk olduğunu belirterek, sürecin zorlu ve duygusal bir mücadele gerektirdiğinin altını çizdi.
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ise ABD'li temsilcilerin önerdiği üçlü görüşme formatına tam destek verdiğini açıkladı. Zelenskiy, bu toplantıların gerçekleştirilmesi için gereken her türlü adımın atılması gerektiğini belirterek, sürecin Avrupa ortaklarının da katılımıyla genişletilebileceğine işaret etti. Ukrayna tarafı, masaya konulan yeni fikirleri derinlemesine analiz etmeye hazır olduklarını ve bu önerilerin ülkeyi barışa yaklaştırıp yaklaştırmayacağını önümüzdeki haftalarda netleştireceklerini ifade etti. Zelenskiy, savaşın ağır bedellerine ve özellikle balistik füze savunmasındaki eksikliklere dikkat çekerek, diplomatik fırsatların ancak sahadaki direnişle güçlenebileceğini vurguladı.
Savaşın gölgesinde kazan-kazan stratejisi
Basın toplantısında dikkat çeken bir diğer konu ise Trump'ın iş dünyasından gelen yaklaşımının barış sürecine yansıtılması oldu. Kushner, savaşın herkes için bir kayıp olduğunu belirterek, Başkan Trump'ın meseleleri bir iş insanı perspektifiyle, yani tarafların çıkarına olan kazan-kazan anlayışıyla değerlendirdiğini ifade etti. Bu yaklaşım, çatışmaların tamamen durduğu ve her iki ülkenin de kendi potansiyelini gerçekleştirmeye odaklanabildiği bir ortam yaratmayı hedefliyor. Kushner, Putin'in belirli hedefleri olduğunu ancak bu süreç tamamlandığında Rusya'nın başka beklentilerinin de karşılanabileceği bir yol haritası üzerinde çalıştıklarını belirtti.
Öte yandan, Özel Temsilci Steve Witkoff, Moskova'daki görüşmelerden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Başkan Trump, Başkan Yardımcısı Vance ve Dışişleri Bakanı Rubio'nun talimatlarıyla hareket ettiklerini hatırlattı. Witkoff, Moskova'da büyük bir ilerleme kaydettiklerini ve Kiev'e önemli, makul fikirlerle geldiklerini ifade etti. Görüşmelerde E3 grubu ülkelerinin ulusal güvenlik danışmanlarının da hazır bulunması, sürecin uluslararası bir konsensüsle yürütülmek istendiğinin bir göstergesi olarak yorumlandı.
Kış ayları ve savunma stratejileri
Zelenskiy, diplomatik çabaların yanı sıra sahadaki gerçekliğe de dikkat çekerek, yaklaşan kış aylarının büyük bir sınama olacağını belirtti. Özellikle finansman açığının ordu, insani ihtiyaçlar ve savunma üretimi açısından ciddi bir sorun teşkil ettiğini dile getiren Zelenskiy, Donbas bölgesinin Ukrayna'nın kalesi konumunda olduğunu ve buradaki direnişin diplomatik masada kendilerine güç kazandırdığını ifade etti. Rusya'nın seçimler öncesinde saldırılarını artırdığını ve yeni taktikler geliştirdiğini belirten Zelenskiy, Ukrayna'nın da bu saldırılara aynı şekilde karşılık verdiğini sözlerine ekledi.
Kushner ve Witkoff'un yürüttüğü bu perde arkası diplomasi, savaşın sona erdirilmesi için somut bir çerçeve oluşturmayı hedefliyor. Taraflar arasında henüz nihai bir anlaşma olmasa da, Moskova ve Kiev arasında kurulan bu yeni diyalog kanalı, uzun süredir devam eden çatışmaların çözümüne dair umutları canlı tutuyor. Önümüzdeki haftalarda yapılacak olan teknik görüşmeler, bu yeni fikirlerin barışa giden yolda ne kadar etkili olacağını belirleyecek.