Havadis | Siyaset | Trump'tan Orta Doğu'da radikal doktrin: İran'ı yok ederek barışı sağladık

Trump'tan Orta Doğu'da radikal doktrin: İran'ı yok ederek barışı sağladık

ABD Başkanı Donald Trump, Time dergisine verdiği özel röportajda İran ile kalıcı bir barışın mümkün olmadığını savunarak, yürüttükleri askeri stratejinin bölgede yarattığı yıkıcı sonuçları ve yeni jeopolitik dengeleri değerlendirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, Time dergisine verdiği özel röportajda İran ile kalıcı bir barışın mümkün olmadığını savunarak, yürüttükleri askeri stratejinin bölgede yarattığı yıkıcı sonuçları ve yeni jeopolitik dengeleri değerlendirdi.

Trump'tan Orta Doğu'da radikal doktrin: İran'ı yok ederek barışı sağladık
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

ABD Başkanı Donald Trump, 28 Eylül tarihinde Beyaz Saray'da gerçekleşen ve Time dergisi tarafından yayımlanan kapsamlı röportajında, Orta Doğu'daki askeri operasyonların ulaştığı boyutu ve İran'a yönelik sert tutumunu açıkça ortaya koydu. Savaşın başlangıcında öngörülen 6 ila 8 haftalık sürenin çok ötesine geçilerek 7. aya girilmesini değerlendiren Trump, nükleer tesislerin imhası sonrası durmak yerine operasyonları derinleştirme kararı aldıklarını belirtti. Trump, bu stratejik tercihin temelinde, İran'ın nükleer kapasitesinin yeniden canlanma ihtimalini tamamen ortadan kaldırma arzusunun yattığını ifade etti.

Askeri üstünlük ve Hürmüz Boğazı'nın kontrolü

Trump, İran ile yürütülen çatışmaları geçmişteki Vietnam, Afganistan ve Kore savaşlarıyla kıyaslayarak, kısa sürede elde ettiklerini iddia ettiği askeri başarıların altını çizdi. İran'ın donanmasını ve hava kuvvetlerini tamamen etkisiz hale getirdiklerini savunan ABD Başkanı, 159 geminin batırıldığını ve radar sistemlerinin yerle bir edildiğini vurguladı. Bu askeri baskının bir sonucu olarak Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün tamamen ABD'ye geçtiğini belirten Trump, bölgeden geçen petrol sevkiyatının rekor seviyelere ulaştığını ve boğazın kapatılması yönündeki tehditlerin artık geçerliliğini yitirdiğini dile getirdi.

İran'da barış ihtimaline sert kapı

İran'ın iç durumuna ve protestolara da değinen Trump, ülkede yaşanan can kayıplarını bir kan gölü olarak nitelendirdi. İran yönetimiyle herhangi bir barış zemini oluşabileceğine dair inancının olmadığını açıkça ifade eden Trump, İran'ı yok etmenin dünyada barışı tesis etmek için gerekli bir adım olduğunu savundu. Ateşkes tekliflerini reddetme gerekçesini, tekliflerin yetersizliği ve bir yıl önce kabul etmeyeceği şartların bugün de geçerli olmasıyla açıklayan Trump, yaklaşan ara seçimlerin ardından askeri bombardımanın şiddetinin artabileceği sinyalini verdi.

Venezuela ve İsrail ekseninde yeni dengeler

Orta Doğu'nun yanı sıra Venezuela ile olan ilişkilere de değinen Trump, bu ülkedeki geçiş sürecini Irak'taki hatalardan ders çıkararak yönettiklerini belirtti. Delcy Rodriguez ile kurulan iş birliği sayesinde petrol rezervlerini güvence altına aldıklarını ifade eden Trump, seçimler için henüz erken olduğunu düşündüğünü söyledi. İsrail siyasetine ilişkin soruları ise dikkatle yanıtlayan Trump, Netanyahu'nun 7 Ekim saldırılarını önceden bildiği iddialarını ilk kez duyduğunu belirterek, İsrail'in savunmasına odaklandığını yineledi. Suudi Arabistan ile olan ilişkilerin ise kendi başkanlığı sayesinde ayakta kaldığını savunan Trump, Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile olan kişisel bağlarının stratejik önemine vurgu yaptı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız