ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gündeme dair önemli mesajlar verdi. Bir yanda İran ile yürütülen nükleer süreç, diğer yanda ise ABD iç hukukunda köklü değişiklikler yaratabilecek vatandaşlık tartışmaları masada duruyor. Trump'ın açıklamaları hem küresel piyasaları hem de göçmenlik politikalarını yakından ilgilendiriyor.
Doha trafiğinde belirsizlik sürüyor
Trump, Katar'ın başkenti Doha'da İranlı yetkililerle yapılması beklenen görüşme hakkında temkinli bir tavır sergiledi. Görüşmenin sonuç vereceğinden emin olmadığını söyleyen Trump, "Belki önemli olacak, belki de olmayacak" diyerek topu sürece attı. İran tarafı ise böyle bir görüşmenin gerçekleşmeyeceğini daha önce duyurmuştu. Trump, İran'ın nükleer silahlardan tamamen arındırılması hedefinden geri adım atmayacaklarını ve bu konuda baskıyı sürdürdüklerini vurguladı. Bu gerilimin yatışması, petrol fiyatlarındaki 69 dolarlık seviyenin korunması veya aşağı çekilmesi açısından kritik önem taşıyor.
Vatandaşlık hakkı Yüksek Mahkeme'ye taşındı
Trump'ın gündemindeki bir diğer başlık ise ABD'de doğan bebeklere otomatik vatandaşlık verilmesi. Başkan, anayasanın ilgili maddesinin yanlış yorumlandığını iddia ederek bu uygulamayı "yıkıcı ve maliyetli" olarak tanımladı. İmzaladığı kararnameyle göçmen çocuklarına vatandaşlık yolunu kapatmak isteyen Trump, konuyu Yüksek Mahkeme'ye kadar taşıdı. Mahkeme kararı, ABD'de yaşayan milyonlarca göçmen ve oraya doğum yapmak için giden turistler için dönüm noktası olacak. Eğer mahkeme Trump'ın tarafında karar verirse, Amerikan topraklarında doğan her bebek artık otomatik olarak vatandaşlık hakkı kazanamayacak. Bu durumun ABD'nin göçmenlik sistemini kökten değiştirmesi bekleniyor.