TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, yatırımcıların haklarını korumak ve tasfiye sürecine giren fonlardaki varlıkları geri kazanmak amacıyla kritik bir kanun teklifini masaya yatırdı. AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanan komisyonda, özellikle son dönemde gündeme gelen bazı yatırım fonlarının tasfiyesine ilişkin düzenlemeler detaylandırıldı. Teklifin mimarlarından AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu, sürecin finansal işleyişine dair en çok merak edilen noktaya açıklık getirerek, satın alma ve devir işlemlerinde hiçbir şekilde kamu kaynağı, Hazine bütçesi veya vergi gelirlerinin kullanılmayacağını net bir dille ifade etti. Aksu, bu düzenlemenin tamamen spesifik ve geçici bir nitelik taşıdığını, 131 fonu kapsayan bu sürecin kamuya ek bir mali yük getirmeyeceğini belirtti.
Olağanüstü tasfiye süreci ve yatırımcı hakları
Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı İsmail Hatipoğlu, mevcut Sermaye Piyasası Kanunu'ndaki olağan tasfiye hükümlerinin bu tür karmaşık vakalarda yetersiz kaldığını vurguladı. Hatipoğlu, getirilen yeni düzenlemelerin, olağanüstü tasfiye süreçlerinde izlenecek yol haritasını netleştirdiğini ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) daha etkin bir rol tanımladığını belirtti. Özellikle 6183 ve 5411 sayılı kanunlar çerçevesinde, varlıkların en hızlı şekilde takip ve tahsil edilmesi için TMSF'nin kurumsal kapasitesinden yararlanılacağını ifade eden Hatipoğlu, saklamacı kuruluşların da sürece dahil edilerek yatırımcı mağduriyetinin minimize edilmesinin hedeflendiğini dile getirdi. Gelişmiş piyasalardaki Madoff vakası gibi örneklerin incelendiğini belirten Bakan Yardımcısı, Türkiye'deki sürecin çok daha hızlı sonuçlanması için özel bir çaba sarf edildiğini kaydetti.
MASAK'ın küresel takibi ve kripto varlıklar
Komisyon görüşmelerinde MASAK Başkanı Hasan Kaymak, yurt dışına kaçırılan varlıkların geri getirilmesi konusundaki soruları yanıtladı. MASAK'ın 29 farklı ülkeden 48 ayrı talepte bulunduğunu ve 278 gerçek veya tüzel kişiye ait hesapların mercek altına alındığını belirten Kaymak, kripto varlıklar dahil her türlü mal varlığının tespiti için adli istinabe süreçlerinin titizlikle yürütüldüğünü vurguladı. Kaymak, mali işlemlerin denetiminde risk bazlı bir yaklaşım izlediklerini, ancak bazı işlemlerin sistem dışı yöntemlerle, örneğin soğuk cüzdanlar aracılığıyla gerçekleştirilmesinin takibini zorlaştırdığını itiraf etti. Buna rağmen, şüpheli görülen her türlü hareketin uluslararası iş birliği kanallarıyla izlendiğini ve suç unsuru tespit edilen varlıkların ülkeye kazandırılması için yoğun bir mesai harcandığını belirtti.
Sermaye piyasalarında yeni dönem hazırlığı
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) İkinci Başkanı Ahmet Aksu ise, yatırımcı korumasını güçlendirmek adına nitelikli yatırımcı alt sınırının 1 milyon liradan 10 milyon liraya çıkarıldığını hatırlattı. Tasfiye sürecinin sadece mevcut fonlarla sınırlı kalmayacağını, piyasanın genel sağlığı için yeni yasal düzenlemelerin yılbaşından sonra gündeme geleceğini belirten Aksu, manipülasyon ve dolandırıcılık gibi suçlara karışanların en ağır şekilde cezalandırılacağını ifade etti. Ersan Aksu da, getirilen yasanın herhangi bir etkin pişmanlık içermediğini, ödemelerin yapılmış olmasının suçun cezasını ortadan kaldırmayacağını vurgulayarak, yargı sürecinin bağımsız bir şekilde işleyeceğinin altını çizdi. Komisyon, fon pay sahiplerinin haklarının korunması ve sürecin şeffaf bir şekilde nihayete erdirilmesi konusunda kararlılık mesajı verdi.