Yemen'de yıllardır süregelen ve bölgeyi derin bir insani krize sürükleyen çatışma ortamında, Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu tarafından yeni bir askeri hamle geldi. Koalisyon güçleri, Husilerin kontrolü altında bulunan bölgelerde tespit edilen 136 farklı askeri hedefin düzenlenen hava saldırılarıyla imha edildiğini resmi kanallardan duyurdu. Bu operasyonun, sahadaki dengeleri değiştirmek ve meşru hükümet güçlerine alan açmak amacıyla planlandığı belirtiliyor.
Operasyonun detayları ve hava desteği
Gerçekleştirilen geniş kapsamlı operasyonun sadece hedeflerin vurulmasıyla sınırlı kalmadığı, aynı zamanda Yemen ordusu ve koalisyona bağlı yerel güçlere 24 saat boyunca kesintisiz hava desteği sağlandığı aktarıldı. Koalisyon yetkilileri, bu stratejik desteğin sahadaki operasyonel kapasiteyi artırmayı hedeflediğini vurguladı. Yemen hükümeti ise Yemen'in Şafağı adı verilen özel bir harekat planıyla, başkent Sana'da yeniden kontrolü sağlamayı ve Husilerin elindeki devlet kurumlarını geri almayı amaçlıyor.
İç savaşın kronolojisi ve derinleşen kriz
Ülkedeki mevcut durumun kökleri, İran destekli Husilerin Eylül 2014'te başkent Sana'yı fiilen ele geçirmesine ve 2015 yılında yönetime el koymasına kadar uzanıyor. O tarihten bu yana başkent Sana başta olmak üzere ülkenin kuzeyi ve batı sahilindeki birçok vilayet, Husilerin hakimiyeti altında bulunuyor. Dönemin Cumhurbaşkanı Abdu Rabbu Mansour Hadi'nin uluslararası yardım çağrısı üzerine kurulan Arap Koalisyonu, 25 Mart 2015'te askeri müdahaleye başlayarak meşru yönetimi destekleme kararı almıştı.
İnsani yıkımın ağır bilançosu
Söz konusu askeri operasyonlar ve taraflar arasındaki şiddetli çatışmalar, Yemen'i dünyanın en büyük insani krizlerinden birinin merkezine yerleştirdi. Yıllardır devam eden bu iç savaş, sadece askeri tesisleri değil, ülkenin sosyal ve ekonomik yapısını da tamamen tahrip etmiş durumda. Çatışmaların başladığı günden bugüne kadar geçen süreçte, 300 binden fazla insanın hayatını kaybettiği tahmin ediliyor. Bölgedeki gerilim, tarafların stratejik noktaları ele geçirme çabalarıyla her geçen gün daha da tırmanırken, sivil halk ise bu yıkıcı sürecin en büyük mağduru olmaya devam ediyor.