Türkiye'nin ana muhalefet partisi CHP'deki genel başkanlık ve yönetim tartışmaları, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) masasına taşınmıştı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin partinin mevcut yönetimini görevden uzaklaştıran kararı sonrası başlayan hukuki süreçte, YSK nihai tavrını ortaya koydu.
Mahkeme kararı yetki alanımızda değil
YSK Başkanı Serdar Mutta, yapılan toplantı sonucunda CHP'nin itiraz başvurularını oy birliğiyle reddettiklerini açıkladı. Mutta, mahkemeden gelen tedbir kararını incelediklerini ancak hukuk mahkemelerinin kararlarını icra etme noktasında YSK'nın herhangi bir anayasal yetkisinin bulunmadığını belirtti. Bu nedenle mahkemeden gelen yazı, herhangi bir işlem yapılmadan iade edildi.
Parti içi temsil krizi son buldu
Kurul ayrıca, CHP içerisinde yaşanan bir başka ihtilafı daha çözüme kavuşturdu. Kemal Kılıçdaroğlu tarafından gönderilen ve mevcut temsilci Mehmet Hadimi Yakupoğlu'nun yetkisinin sonlandırıldığına dair dilekçeyi de değerlendiren YSK, ana itiraz reddedildiği için bu konuda ayrıca bir hüküm kurmaya gerek duymadı. Böylece YSK, partideki yönetim krizine dair yargı kararlarının uygulanmasında taraf olmayacağını net bir şekilde çizmiş oldu.
Şimdi ne olacak?
YSK’nın bu kararı, mahkemenin "tedbiren görevden uzaklaştırma" kararının YSK tarafından bir karşılık bulmayacağını tescilliyor. Parti içerisindeki hukuk mücadelesinin yerel mahkemeler üzerinden nasıl devam edeceği ve bu kararın CHP'nin önümüzdeki süreçteki kurultay süreçlerine etkisinin ne olacağı merak konusu.