HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, partisinin Batman 5’inci Olağan İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin uzun yıllardır mücadele ettiği şiddet sarmalının artık nihayete ermesi gerektiğini belirterek, toplumsal barışın tesisi için atılan adımların geri döndürülemez bir noktaya ulaştığını ifade etti. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ve yoğun bir katılımla düzenlenen kongrede, dürüst siyaset ve gerçek adalet vurgusu öne çıktı. Tek listeyle gidilen seçim sonucunda Mehmet Emin Doğru, il başkanlığı görevine getirildi. Yapıcıoğlu, konuşmasının önemli bir bölümünü Gazze’de yaşanan insani trajediye ayırarak, bölgedeki yıkımın boyutlarına dikkat çekti ve kamuoyunun bu konudaki duyarlılığını koruması gerektiğini hatırlattı.

Şiddet sarmalından toplumsal barışa geçiş
Yapıcıoğlu, Türkiye’nin gündemindeki terörsüz yaşam sürecine dair değerlendirmelerinde, şiddetin hiçbir zaman bir çözüm aracı olarak kabul edilemeyeceğini vurguladı. Meclis çatısı altında farklı siyasi görüşlerin ortak bir konsensüsle hareket etmesinin, bu sürecin kalıcılığı açısından kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Yapıcıoğlu, artık geri vitesin mümkün olmadığını dile getirdi. Şiddet parantezinin kırk yılı aşkın bir süredir ülkeyi meşgul ettiğini hatırlatan Genel Başkan, bu meselenin ne inkar edilmesi ne de istismar edilmesi gerektiğini, aksine kardeşliğin yeniden tesis edilmesi için somut adımların atılmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Verilen sözlerin tutulacağı ve şiddetin tamamen gündemden düşeceği yeni bir dönemin kapıda olduğunu belirten Yapıcıoğlu, bu sürecin sadece güvenlik odaklı değil, aynı zamanda toplumsal bir mutabakatla güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Yeni anayasa ve darbeci ruhun tasfiyesi
Sürecin bir sonraki aşamasının hukuksal bir zemine oturtulması gerektiğini savunan Yapıcıoğlu, Türkiye’nin sivil bir anayasaya olan ihtiyacını yineledi. 1982 Anayasası’nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen darbeci ruhunu koruduğunu belirten Yapıcıoğlu, bu durumun artık sürdürülemez olduğunu vurguladı. Anayasa yapım sürecine karşı çıkan kesimleri eleştiren Yapıcıoğlu, mevcut Meclis’in anayasa yapma yetkisinin tartışmaya açılmasının demokratik bir yaklaşım olmadığını savundu. Milletin inançları, tarihi ve örfüyle uyumlu, dışarıdan ithal edilmemiş, tamamen yerli bir anayasa metninin yazılmasının şart olduğunu belirten Yapıcıoğlu, yamalı bohçaya dönen mevcut metnin yerine darbeci zihniyetten arındırılmış, özgürlükçü bir düzenlemenin şart olduğunu ifade etti.

Ekonomik adalet ve Gazze çağrısı
Konuşmasında sadece siyasi süreçlere değil, ekonomik adalete de değinen Yapıcıoğlu, terörsüz Türkiye süreciyle eş zamanlı olarak faizsiz bir ekonomi modelinin de tartışılması gerektiğini önerdi. Fakir fukaranın nefes alabilmesi için sömürü düzeninin çarklarına çomak sokulması gerektiğini belirten Yapıcıoğlu, bu tür yapısal reformların toplumsal huzuru artıracağını savundu. Gazze konusundaki hassasiyetini de yineleyen Yapıcıoğlu, 2023 yılından bu yana süregelen saldırıların yarattığı yıkıma dikkat çekerek, 80 binin üzerinde şehit ve enkaz altındaki binlerce insan için uluslararası toplumun ve Türkiye’nin daha fazla sorumluluk alması gerektiğini belirtti. Yardımların kesilmemesi ve Gazze’nin gündemden düşürülmemesi çağrısında bulunan Yapıcıoğlu, insani değerlerin siyasetin merkezinde yer alması gerektiğini vurgulayarak konuşmasını tamamladı.




