FIFA Başkanı Gianni Infantino, 2030 Dünya Kupası için turnuva katılımcı sayısını 64'e çıkarma fikrini gündeme taşıyarak futbol dünyasında yeni bir tartışma başlattı.
Futbolun zirve organizasyonu olan Dünya Kupası'nda köklü değişiklikler kapıda. 2026 yılında ABD, Kanada ve Meksika’nın ev sahipliğinde gerçekleşecek turnuvada ilk kez 48 takımlı sisteme geçiş yapmaya hazırlanan FIFA, şimdiden 2030 yılı için çok daha geniş kapsamlı bir plan üzerinde çalışıyor. FIFA Başkanı Gianni Infantino, turnuvanın 64 takımlı bir yapıya kavuşturulması önerisinin, 2026 organizasyonunun ardından resmi komitelerde masaya yatırılacağını açıkladı.
Futbolu küreselleştirme hedefi
The Athletic’e verdiği röportajda futbolun sadece Avrupa ve Güney Amerika’nın tekelinde olmadığını vurgulayan Infantino, genişleme stratejisinin temelinde "her ülkenin Dünya Kupası hayali kurabilmesi" vizyonunun yattığını belirtti. Infantino, daha fazla ülkeye kapı açmanın, gelişmekte olan futbol ülkeleri için kritik bir motivasyon kaynağı olacağını ve küresel rekabet seviyesini yukarı taşıyacağını savunuyor. Daha önce CONMEBOL tarafından bir fikir olarak ortaya atılan bu proje, FIFA başkanının desteğiyle artık somut bir gündem maddesi haline geldi.
Devlerden sert tepki
FIFA’nın genişleme planı futbol otoriteleri arasında fikir ayrılıklarına neden oldu. Özellikle UEFA ve CONCACAF kanadından gelen itirazlar dikkat çekiyor. UEFA Başkanı Aleksander Čeferin, daha önce yaptığı açıklamalarda 64 takımlı bir yapının turnuvanın sportif kalitesini düşüreceğini ve kıtasal elemelerin anlamını yitirmesine yol açacağını belirterek projeye "kötü bir öneri" diyerek karşı çıkmıştı. CONCACAF Başkanı Victor Montagliani de benzer endişeleri paylaşarak organizasyonun değerinin korunması gerektiğini savunuyor.
Sportif kalite mi, kapsayıcılık mı?
Tartışmanın iki kutbu arasında ciddi bir görüş ayrılığı yaşanıyor. Projeyi destekleyen kesimler, daha fazla ülkenin bu dev organizasyonda yer almasının futbolun küresel çapta yayılmasına ve gelişmesine büyük katkı sağlayacağını savunuyor. Karşı cephede yer alanlar ise maç takviminin aşırı yoğunlaşacağını, eleme süreçlerinin heyecanını kaybedeceğini ve turnuvanın prestijinin zedeleneceğini öne sürüyor. 2026 Dünya Kupası sonrası başlayacak olan değerlendirme süreci, futbol tarihinin en büyük yapısal dönüşümlerinden birine ev sahipliği yapıp yapmayacağımızı belirleyecek.