Geçtiğimiz cumartesi günü Kadir Has Stadı'nda oynanan ve 3-2'lik skorla Kayserispor'un üstünlüğüyle sonuçlanan karşılaşmanın ardından yaşanan gerginlik, saha dışına taşarak hukuki bir boyuta evrildi. Maçın bitiş düdüğüyle birlikte her iki takımın da hoş olmayan görüntülere sahne olduğu karma alanda, Manisa FK Antrenörü Selman Coşkun tarafından ortaya atılan iddialar spor kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Coşkun, maç sonrasında yaptığı açıklamada taraftarların ellerinde bıçaklarla sahada bulunduğunu ve can güvenliklerinin olmadığını öne sürmüştü.
Kamera kayıtları iddiaları çürüttü
Bu ağır ithamlar karşısında sessiz kalmayan Kayserispor yönetimi, olayların yaşandığı bölgeyi kapsayan tüm güvenlik kamerası kayıtlarını titizlikle incelemeye aldı. Yapılan detaylı incelemeler sonucunda, ne taraftarların ne de akredite kişilerin elinde herhangi bir kesici alet veya bıçak bulunduğuna dair hiçbir bulguya rastlanmadı. Kulüp yetkilileri, somut bir delile dayanmayan bu tür iddiaların hem kulübün kurumsal kimliğini hem de Kayseri şehrini haksız yere zan altında bıraktığını belirterek büyük bir rahatsızlık duyduklarını ifade etti.
Hukuki süreç resmen başlıyor
Kayserispor cephesi, yaşanan bu durumu ciddiyetle ele alarak konuyu yargıya taşıma kararı aldı. Kulüp yönetimi, Manisa FK Teknik Sorumlusu Selman Coşkun hakkında halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma ve iftira suçlamalarıyla Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmaya hazırlanıyor. İddiaların hukuki zeminde açıklığa kavuşması için elindeki tüm kamera kayıtlarını ve ilgili belgeleri adli makamlara sunmaya hazırlanan Kayserispor, bu süreçte adaletin yerini bulmasını bekliyor.
Sporun ruhuna yakışmayan ithamlar
Yaşanan olayların her iki takım için de üzücü olduğunu kabul eden Kayserispor yönetimi, maç sonu yaşanan gerginliğin bu denli ağır ve asılsız iddialarla farklı bir boyuta taşınmasının sporun ruhuna aykırı olduğunu vurguladı. Kulüp, özellikle profesyonel düzeyde görev yapan teknik adamların kamuoyuna açıklama yaparken daha dikkatli olmaları gerektiğini savunuyor. Şimdi gözler, savcılığa yapılacak olan suç duyurusunun ardından adli makamların vereceği karara ve bu tartışmalı sürecin nasıl sonuçlanacağına çevrilmiş durumda.