Havadis | Spor | Şenol Güneş'ten yerli teknik adam vurgusu: En kötüsü bendim, dünya üçüncüsü oldum

Şenol Güneş'ten yerli teknik adam vurgusu: En kötüsü bendim, dünya üçüncüsü oldum

Trabzon'da gençlerle buluşan tecrübeli teknik direktör Şenol Güneş, milli takımın başına yabancı hoca getirilmesi tartışmalarına noktayı koydu. Kendi antrenörümüzü yetiştirmemiz gerektiğini savunan Güneş, başarıya giden yolun yerli değerlere sahip çıkmaktan geçtiğini vurguladı.

Trabzon'da gençlerle buluşan tecrübeli teknik direktör Şenol Güneş, milli takımın başına yabancı hoca getirilmesi tartışmalarına noktayı koydu. Kendi antrenörümüzü yetiştirmemiz gerektiğini savunan Güneş, başarıya giden yolun yerli değerlere sahip çıkmaktan geçtiğini vurguladı.

Şenol Güneş'ten yerli teknik adam vurgusu: En kötüsü bendim, dünya üçüncüsü oldum
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Trabzon'da düzenlenen 3. TÜRKSOY Gençlik Forumu, 22 farklı ülkeden gelen gençleri bir araya getirerek kültürel bir köprü kurarken, etkinliğin en dikkat çekici konuklarından biri Türk futbolunun duayen ismi Şenol Güneş oldu. Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi'nde gerçekleşen ve yerel yöneticiler ile diplomatik temsilcilerin de katıldığı programda Güneş, sadece futbol kariyerine dair değil, hayatın içinden süzülen liderlik derslerine dair de önemli mesajlar verdi. Gençlerin sorularını içtenlikle yanıtlayan deneyimli teknik adam, özellikle milli takımın teknik direktörlük koltuğuna dair yaptığı çıkışla dikkatleri üzerine çekti. Türkiye'nin kendi teknik direktörlerini yetiştirme kapasitesine sahip olduğunu belirten Güneş, dışarıdan gelen isimlere bağımlı kalmanın bir eksiklik olduğunu savundu.

Kendi değerlerimizi üretmeliyiz

Milli takımın başında mutlaka bir Türk teknik direktörün bulunması gerektiğini ifade eden Güneş, bu konudaki görüşlerini net bir dille dile getirdi. Türkiye'nin savunma sanayii gibi stratejik alanlarda gösterdiği yerli üretim başarısının futbolda da yakalanması gerektiğini belirten tecrübeli hoca, antrenörlerin de bu vizyonla yetiştirilmesi gerektiğini söyledi. Yabancı teknik direktörlere karşı bir ötekileştirme yapmadığını ancak kendi insanımızın potansiyeline güvenilmesi gerektiğini vurgulayan Güneş, en kötüsü kendisi olmasına rağmen dünya üçüncülüğü gibi büyük bir başarıya imza attığını hatırlatarak, genç meslektaşlarının çok daha iyisini yapabileceğine inandığını belirtti.

Dünya üçüncülüğünün perde arkası

2002 FIFA Dünya Kupası'nda elde edilen tarihi başarının sadece sportif bir zafer olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin uluslararası itibarını artıran bir süreç olduğunu anlatan Güneş, o günlerde yaşadığı unutulmaz bir anıyı da paylaştı. Takımın malzemecisinin madalya alamadığı için duyduğu üzüntüye kayıtsız kalmayan Güneş, kendi madalyasını ona vererek paylaşmanın ve emeğe saygı duymanın önemini vurguladı. Başarının sadece sahada kazanılan skorlarla değil, kurumsal bir yapı ve ortak bir vizyonla kalıcı hale gelebileceğini belirten Güneş, o dönemde Türkiye'nin henüz bir dünya futbol ülkesi kimliğine tam anlamıyla sahip olmadığını, altyapı ve tesisleşme eksikliklerinin hala devam ettiğini ifade etti.

Zorluklar liderlik vasfını geliştirir

Futbolculuk ve teknik direktörlük kariyerinin yanı sıra 15 yaşında ailesinin sorumluluğunu üstlenmek zorunda kaldığı çocukluk yıllarına da değinen Güneş, yaşadığı zorlukların kendisini nasıl şekillendirdiğini anlattı. Çalışkanlığın ve pes etmemenin başarıya giden yoldaki en temel taşlar olduğunu belirten Güneş, Türkiye'deki antrenörlük sisteminin acımasızlığına da değinmeden geçmedi. Kardeşi Bahaddin Güneş'in yaşadığı zorlukları örnek gösteren tecrübeli teknik adam, işini en iyi şekilde yapanların bile bazen haksız yere görevden uzaklaştırıldığını, ancak bu tür engellerin pes etmek için bir bahane olmaması gerektiğini söyledi. Başarının ancak istikrar ve inançla gelebileceğini belirten Güneş, gençlere zorluklar karşısında dik durmaları çağrısında bulundu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız