Havadis | Spor | Türk futbolunda tarihi şok: MHK Başkanı ve ekibine yönelik operasyon federasyonu köşeye sıkıştırdı

Türk futbolunda tarihi şok: MHK Başkanı ve ekibine yönelik operasyon federasyonu köşeye sıkıştırdı

Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu ve beraberindeki 7 ismin gözaltına alınmasıyla sonuçlanan operasyon, Türk futbolunda daha önce eşi benzeri görülmemiş bir krizin kapılarını araladı. Spor yazarı Ömer Faruk Ünal, yaşanan bu gelişmenin federasyonun meşruiyetini tartışmaya açtığını ve sistemin artık sürdürülemez bir noktaya geldiğini vurguladı.

Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu ve beraberindeki 7 ismin gözaltına alınmasıyla sonuçlanan operasyon, Türk futbolunda daha önce eşi benzeri görülmemiş bir krizin kapılarını araladı. Spor yazarı Ömer Faruk Ünal, yaşanan bu gelişmenin federasyonun meşruiyetini tartışmaya açtığını ve sistemin artık sürdürülemez bir noktaya geldiğini vurguladı.

Türk futbolunda tarihi şok: MHK Başkanı ve ekibine yönelik operasyon federasyonu köşeye sıkıştırdı
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Türk futbolu, 29 Eylül sabahına tarihe geçecek bir operasyonla uyandı. Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu ve beraberindeki 7 isim, hakem camiasında büyük yankı uyandıran mobbing ve resmi belgede sahtecilik iddialarıyla gözaltına alındı. Cumhuriyet tarihinde ilk kez faal bir MHK başkanının ve kurul üyelerinin bu denli ağır suçlamalarla emniyet birimlerine götürülmesi, spor kamuoyunda şok etkisi yarattı. Türkiye Gazetesi spor yazarı Ömer Faruk Ünal, bu gelişmenin sadece bir kurulun değil, bizzat Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) varlığının ve karar alma mekanizmalarının sorgulanmasına neden olduğunu belirtti. Ünal, federasyonun bu kriz karşısında nasıl bir yol haritası çizeceğinin ve meşruiyetini nasıl koruyacağının merak konusu olduğunu ifade etti.

Sistemdeki başıboşluk ve hesap verilemezlik

Geçmişten bugüne kulüp başkanlarının MHK yapısına yönelik eleştirileri, gelinen noktanın habercisi niteliğindeydi. Ali Koç'un bir yıl önce yaptığı dikkat çekici açıklamalar ve Beşiktaş Başkanı Serdar Adalı'nın federasyonun MHK üzerindeki etkisizliğine dair sitemleri, aslında sistemin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyordu. Ünal, hakemlik müessesesinde otokontrol mekanizmasının tamamen çöktüğünü, bir hakemin maç alıp almamasının veya klasmanının tamamen iki dudağın arasına sıkıştığını dile getirdi. Gözlemci notlarının dikkate alınmadığı, VAR atamalarının şeffaf olmadığı ve talimatların hiçe sayıldığı bir ortamda, adaleti tesis etmesi gereken kurulun bizzat kendisinin adli bir soruşturmanın merkezinde yer alması, sistemin iflası olarak yorumlanıyor. MASAK raporları ve HTS kayıtlarının da dahil olduğu bu sürecin, futbolun çok daha farklı ve karanlık noktalarına evrilebileceği öngörülüyor.

Federasyon için zorunlu yol ayrımı

Şu an itibarıyla Türkiye Futbol Federasyonu, tarihinin en zorlu sınavlarından biriyle karşı karşıya. Ferhat Gündoğdu'nun gözaltı sürecinde istifa etmemesi durumunda federasyonun onu görevden alma yetkisinin kısıtlı olması, hukuki bir düğümü de beraberinde getiriyor. Ünal, adaleti temsil eden ve hakemleri atayan bir ismin, bu denli ağır iddialarla karşı karşıyayken görevine dönmesinin mümkün olmadığını vurguluyor. Federasyonun, 8 Mart 2022'de yaşanan ve dönemin federasyon başkanının istifasıyla sonuçlanan sürece benzer bir krizle karşı karşıya olduğunu belirten Ünal, mevcut yönetimin bu MHK'nin arkasında durup destek vermesinin artık savunulamaz bir hale geldiğini savunuyor. Önümüzdeki 1-2 gün içerisinde federasyonun alacağı kararlar, Türk futbolunun geleceği açısından belirleyici olacak.

Talimatlar ve belirsizliğin gölgesinde gelecek

Yaşanan bu kriz, sadece bir isim değişikliğiyle çözülebilecek bir durumun ötesine geçti. Talimatlara göre, bir MHK'nin görev yapamadığı durumlarda Hakem İşleri Müdürü'nün atamaları yapması gerekiyor; ancak Türkiye'deki mevcut yapıda bu görevi yürüten ismin de faal bir hakem olması, durumu daha da karmaşıklaştırıyor. Türk futbolunun, bu kaotik ortamdan çıkabilmesi için köklü bir yapısal değişikliğe ve şeffaflığa ihtiyacı olduğu aşikar. Federasyonun, hem kamuoyu vicdanını rahatlatacak hem de ligin adaletine olan güveni tazeleyecek radikal adımlar atması bekleniyor. Gözaltı süreciyle başlayan bu kırılma noktası, futbolun yönetim anlayışında yeni bir dönemin başlangıcı mı olacak yoksa mevcut kriz daha da derinleşecek mi, bunu zaman gösterecek.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız