Tekirdağ'ın Malkara ilçesine bağlı Ahievren Mahallesi'nde yaşayan kadınlar, toprağın sunduğu bereketi kendi emekleriyle harmanlayarak bölgenin tarımsal üretiminde yeni bir dönem başlatıyor. Yıllardır süregelen çiftçilik geleneğini modern bir pazarlama anlayışıyla birleştiren kadınlar, tarlalarında büyük bir titizlikle yetiştirdikleri ürünleri, köy kooperatifinin çatısı altında kurulan yöresel pazarda doğrudan tüketiciye ulaştırıyor. Domatesten bibere, kavundan karpuza, nohuttan yerli mercimeğe kadar geniş bir ürün yelpazesini sofralara taşıyan bu üretici kadınlar, hem yerel tarımı canlı tutuyor hem de kendi ayakları üzerinde durmanın gururunu yaşıyor.
Tarladan pazara uzanan yoğun emek süreci
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte tarlaların yolunu tutan kadınlar, gün boyu süren hummalı bir çalışma temposuyla hasat işlemlerini gerçekleştiriyor. Ahievren Mahallesi'nde yaklaşık 5 yıldır aktif bir şekilde faaliyet gösteren yöresel pazar, bu kadınların alın terinin karşılığını aldığı bir merkez haline geldi. Üretici Sabriye Ayvaz, çiftçi bir ailenin ferdi olarak doğup büyüdüğünü ve tarımın her aşamasına çocukluktan itibaren aşina olduğunu belirtiyor. Ayvaz, tarladaki hasadın sadece bir başlangıç olduğunu, asıl sürecin ürünlerin pazara taşınması ve ardından evde devam eden işleme aşamalarıyla sürdüğünü vurguluyor. Hasat edilen ürünlerin pazara götürülüp tezgahlara yerleştirilmesinin ardından, eve dönen kadınlar burada da domatesleri doğrayarak salça yapımına başlıyor veya erişte gibi yöresel lezzetleri hazırlayarak ürün çeşitliliğini artırıyor.
İmece usulüyle güçlenen dayanışma kültürü
Kadınların bu üretim yolculuğunda en büyük destekçileri yine birbirleri oluyor. Pazarda satışa sunulacak ürünlerin hazırlanması ve tezgahların düzenlenmesi aşamasında imece usulü çalışan kadınlar, bazen çocuklarının da yardımıyla ürünlerini araçlara yükleyerek pazara ulaştırıyor. Bu dayanışma ruhu, sadece iş yükünü hafifletmekle kalmıyor, aynı zamanda köydeki kadınlar arasında güçlü bir bağ kurulmasını da sağlıyor. Sabriye Ayvaz, bu süreci anlatırken kadınların bir araya geldiğinde ortaya çıkan sinerjinin önemine dikkat çekiyor. Ayvaz, özellikle genç nesillere seslenerek tarımsal üretimin sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu ifade ediyor. Kadın elinin değdiği her işin daha estetik ve verimli sonuçlar doğurduğuna inanan Ayvaz, gençleri toprakla buluşmaya ve üretmeye davet ediyor.
Yerel üretimin geleceği için destek vurgusu
Ahievren Mahallesi'ndeki bu örnek çalışma, bölgedeki tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından da büyük önem taşıyor. Tekirdağ İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, üreten, emek veren ve yerel değerleri koruyarak geleceğe taşıyan kadın üreticilerin desteklenmesinin, kırsal kalkınma için kritik bir adım olduğunu belirtiyor. Kadınların tarlada başlayan ve pazarda son bulan bu özverili çalışmaları, sadece ekonomik bir getiri sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda yerel tohumların ve geleneksel üretim yöntemlerinin korunmasına da katkı sunuyor. Ahievrenli kadınlar, her geçen gün daha fazla ürün çeşidiyle pazardaki yerlerini alırken, tüketiciler de doğal ve sağlıklı ürünlere ulaşmanın mutluluğunu yaşıyor. Bu model, sadece Malkara için değil, tüm bölge için ilham verici bir başarı hikayesi olarak öne çıkıyor.