Marmara Denizi kıyılarında son üç yıldır pusula ve ay denizanalarının sayısı gözle görülür biçimde arttı. Özellikle Tekirdağ, İstanbul, Çanakkale ve Balıkesir hattındaki tatilciler, kıyılarda yoğunlaşan bu canlılar nedeniyle zor anlar yaşıyor. 15 yıl önce gemilerin balast sularıyla bölgeye giriş yapan bu türler, artık ekosistemin baskın canlıları haline geldi.

Denizanası artışının temel nedenleri
Deniz suyu sıcaklığının iklim değişikliğine bağlı olarak yükselmesi, denizanalarının üremesi için uygun ortamı hazırlıyor. Buna ek olarak, evsel ve endüstriyel atıkların denize karışmasıyla artan azot ve fosfat seviyesi, bu canlıların beslenmesini kolaylaştırıyor. En büyük sorun ise uskumru gibi denizanalarıyla beslenen etçil balıkların aşırı avlanması. Doğal avcıları azalan denizanaları, bölgede rakipsiz bir şekilde çoğalıyor.

Tatilciler için sağlık uyarısı
Denizanasıyla temas etmek ciltte yanma, şiddetli kaşıntı ve kızarıklığa yol açabiliyor. Bazı bünyelerde ise alerjik reaksiyonlar gelişebiliyor. Eğer denizanasıyla temas ederseniz, bölgeyi hemen deniz suyuyla yıkayıp en yakın sağlık kuruluşuna başvurmanız gerekiyor. Tatlı su kullanmak, hücreleri parçalayarak zehrin daha fazla yayılmasına neden olabileceği için uzmanlar tarafından önerilmiyor.

Bundan sonra ne olur
Uzmanlar, popülasyonu dengelemek için etçil balık avcılığının sınırlandırılması ve endüstriyel atıkların çok daha sıkı denetlenmesi gerektiğini vurguluyor. Marmara'nın kapalı bir ekosistem olması nedeniyle, kirlilik baskısı azalmadığı sürece bu türlerin kıyılardaki varlığını koruması bekleniyor. Gelecek yaz aylarında deniz suyu sıcaklıklarına bağlı olarak yoğunluğun daha da artıp artmayacağı ise merak konusu.




