Tekirdağ mutfağının en önemli değerlerinden biri olan ve yaklaşık beş yıl önce coğrafi işaret tescili alarak koruma altına alınan Hayrabolu tatlısı, günümüzde ciddi bir marka değeri sorunuyla karşı karşıya. 1972 yılından bu yana ilçede üretim faaliyetlerini sürdüren imalatçı Saim Kaya, bu geleneksel lezzetin özgünlüğünü kaybetmemesi ve gelecek kuşaklara aktarılabilmesi adına yetkililere seslenerek denetim mekanizmalarının çok daha etkin bir şekilde işletilmesi gerektiğini vurguladı. Kaya'ya göre, tescil belgesi tek başına yeterli değil; asıl önemli olan bu belgenin ruhuna uygun bir üretim disiplininin sahada titizlikle takip edilmesidir.
Marka değerini koruma mücadelesi
Kaya, yıllardır süren üretim serüvenlerinde ticari kaygılardan ziyade ürünün kalitesini ve Hayrabolu isminin prestijini ön planda tuttuklarını ifade ediyor. İyi niyet ve dürüstlük ilkelerinden taviz vermeden çalıştıklarını belirten tecrübeli üretici, coğrafi işaretin sadece bir etiket değil, aynı zamanda bir kalite güvencesi olduğunu hatırlatıyor. Ancak son dönemde yaşanan bazı gelişmeler, bu tescilin amacından saptırıldığına dair endişeleri beraberinde getiriyor. Özellikle ürünün geleneksel yapısının korunması noktasında yaşanan zafiyetler, hem üreticileri hem de tüketicileri olumsuz etkileyebilecek bir boyuta ulaşmış durumda.
Denetimsizlik haksız rekabete yol açıyor
Sektördeki en büyük sorunun, üretici olmadığı halde başka yerlerden temin edilen tatlıların kendi ambalajlarıyla piyasaya sürülmesi olduğunu belirten Kaya, bu durumun coğrafi işaret ibaresinin kötüye kullanılması anlamına geldiğini savunuyor. Kendi üretimi olmayan bir ürünü, sanki o bölgenin geleneksel yöntemleriyle üretilmiş gibi sunmanın hem tüketiciyi yanılttığını hem de gerçek üreticilerin emeğine haksızlık ettiğini dile getiriyor. Kaya, bu tür uygulamaların önüne geçilmediği takdirde, Hayrabolu tatlısının yıllardır inşa ettiği marka değerinin ciddi şekilde zarar göreceği konusunda uyarıyor.
Gelecek nesillere aktarılacak bir miras
Hayrabolu tatlısının sadece ticari bir meta değil, aynı zamanda ilçenin kültürel bir mirası olduğunu söyleyen Saim Kaya, bu lezzetin korunmasının bir sorumluluk olduğunu belirtiyor. Denetimlerin sadece kağıt üzerinde kalmaması, sahada düzenli ve caydırıcı bir şekilde uygulanması gerektiğinin altını çizen üretici, coğrafi işaretin amacına uygun şekilde kullanılmasının bölge ekonomisi ve tanıtımı için hayati önem taşıdığını ifade ediyor. Kaya, tüm paydaşların bu konuda daha duyarlı olması gerektiğini belirterek, geleneksel lezzetlerin korunması için kararlı bir duruş sergilenmesi çağrısını yineliyor.