Tekirdağ topraklarının bereketini yansıtan ve 21 Eylül 2022 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından menşe adı türünde coğrafi işaretle tescillenen meşhur Tekirdağ soğanı için tarlalarda hareketli günler yaşanıyor. Süleymanpaşa ilçesine bağlı Köseilyas Mahallesi'nde gerçekleştirilen hasat çalışmaları, bölge tarımının en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Tekirdağ Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri, üretici Sacit Vardas'ın tarlasını ziyaret ederek hem süreci yerinde inceledi hem de elde edilen ürünlerin kalitesi hakkında detaylı bilgiler aldı. 2026 yılı itibarıyla kent genelinde yaklaşık 4 bin 400 dekar alanda gerçekleştirilen ekim faaliyetleri, bölge ekonomisine ciddi bir katma değer sağlamaya devam ediyor. İl Müdürü Mehmet Aksoy, bu sezon toplamda 5 bin 700 ton civarında bir ürün rekoltesi beklediklerini belirterek, Tekirdağ'ın tarımsal potansiyelinin bu özel ürünle daha da güçlendiğini vurguladı.

Üç yıllık sabrın ve emeğin ürünü
Tekirdağ soğanını diğer çeşitlerden ayıran en temel özellik, üretim sürecinin üç yıllık bir döngüye dayanmasıdır. Üretici Sacit Vardas, bu zahmetli süreci şu sözlerle özetliyor: İlk yıl kara tohum elde ediliyor, ikinci yıl bu tohumlardan arpacık üretiliyor ve üçüncü yılın sonunda nihai baş soğan hasadına ulaşılıyor. Bu uzun ve meşakkatli yolculuk, ürünün hem aromasını hem de dayanıklılığını doğrudan etkiliyor. Kıraç ve susuz arazilerde yetiştirilen bu soğanlar, su almadığı için etli ve sert bir yapıya kavuşuyor. Bu yapısal özellik, ürünün hasat sonrasında 8 ile 9 ay gibi uzun bir süre boyunca tazeliğini koruyarak depolanabilmesine olanak tanıyor. Özellikle restoranlar, köfteciler ve yemekhaneler tarafından lezzeti ve yüksek Brix değeri nedeniyle tercih edilen Tekirdağ soğanı, mutfakların vazgeçilmez bir parçası olarak öne çıkıyor.

Dünya pazarlarına açılma hedefi
Türkiye'nin dört bir yanına yeşil soğan anacı olarak da gönderilen bu özel ürün, sadece yerel değil, ulusal bir marka olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Sacit Vardas, hedeflerinin artık sadece Türkiye sınırları olmadığını, dünya pazarlarında da bu kaliteyi tanıtmak istediklerini belirtiyor. Özellikle Yunanistan ve Bulgaristan gibi komşu ülkelerin pazarlarına girmeyi hedeflediklerini ifade eden Vardas, genç çiftçilere de çağrıda bulunarak, bu işi yapmak isteyen herkese tohum ve teknik bilgi desteği vermeye hazır olduklarını dile getiriyor. Modern tarım tekniklerinin kullanıldığı tarlalarda, makineleşme ile birlikte üretim verimliliği de artırılmış durumda. Tekirdağ soğanı, sadece bir tarım ürünü değil, aynı zamanda bölgenin mutfak kültürünü temsil eden bir değer olarak görülüyor.

Verimlilikte toprak yapısının önemi
İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aksoy, Tekirdağ soğanının dayanıklılığının en büyük sırrının sulanmadan, kıraç arazilerde yetiştirilmesi olduğunu belirtiyor. Toprağın yapısına ve organik madde oranına göre dekara 1250 kilogram ile 2 bin 500 kilogram arasında değişen bir verim elde edildiğini ifade eden Aksoy, bu ürünün bölge çiftçisi için stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguluyor. Susuz tarım sayesinde elde edilen sert doku, ürünün lojistik süreçlerdeki dayanıklılığını da artırıyor. Tekirdağ genelindeki 4 bin 400 dekarlık alanda yürütülen bu titiz çalışmalar, hem üreticinin yüzünü güldürüyor hem de coğrafi işaretli ürünlerin korunması ve yaygınlaştırılması adına önemli bir örnek teşkil ediyor. Hasat edilen ürünlerin sevkiyatı, Türkiye'nin farklı illerindeki mutfaklara ulaşmak üzere hız kesmeden devam ediyor.




