Mersin'de inşaatı süren Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde geri sayım hızlandı. Rus yetkililer ve Türk bakanlığının yaptığı görüşmelerin ardından, dev tesisin ilk ünitesini devreye almak için çalışmalar 2026 yılına odaklandı.
Projenin takviminde yaşanan gecikmelerin arkasında ise uluslararası siyasi ve ekonomik zorluklar yatıyor. Rusya'ya yönelik yaptırımlar, finansal akışları ve ekipman tedarik zincirini doğrudan etkiledi. Özellikle Avrupa merkezli büyük tedarikçilerin engellemeleri, projenin hem maliyetini artırdı hem de planlanan işleyişi yavaşlattı.

GECİKMELERİN NEDENLERİ
Süreç sadece küresel yaptırımlarla sınırlı kalmadı. Pandemi döneminin tedarik zincirlerinde yarattığı kırılmalar ve projede çalışan bazı taşeron firmalarla yaşanan anlaşmazlıklar da inşaatın hızını kesti. 2010 yılında imzalanan anlaşmayla başlayan yolculukta, 2023 olarak belirlenen ilk hedef bu engeller nedeniyle ertelenmek zorunda kaldı.

Peki bu durum elektrik faturasını nasıl etkiler:
Akkuyu, tam kapasiteye ulaştığında Türkiye'nin toplam elektrik ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayacak 4.800 megavatlık bir güce sahip olacak. Anlaşma gereği Türkiye, santralden üretilen elektriğin büyük bir bölümünü 15 yıl boyunca sabit bir fiyattan satın almayı taahhüt etti. Kilovatsaat başına 12,35 sentlik bu alım garantisi, santral devreye girdiğinde piyasadaki elektrik fiyatlarının nasıl şekilleneceği konusunda belirleyici olacak. Santralin tam kapasiteyle devreye girmesi, Türkiye'nin enerji portföyünde nükleer enerjinin payını ilk kez somut bir şekilde artıracak.