Bankalardan kredi çekmek artık eskisi kadar kolay değil. BDDK’nın getirdiği kısıtlamalar ve yüksek faiz oranları, otomobil sahibi olmak isteyenleri yeni arayışlara itti. Bu boşluğu ise tasarruf finansman şirketleri dolduruyor.

SİSTEM NASIL ÇALIŞIYOR
Tasarruf finansman şirketleri doğrudan kredi vermek yerine aracı önce kendi üzerlerine alıyor. Mevzuat gereği araç 6 ay boyunca şirketin mülkiyetinde kalıyor ve bu süre zarfında müşteriye kiralanıyor. Tüketici kira öder gibi taksitlerini ödüyor. Altı ayın sonunda ise aracın mülkiyeti müşteriye geçiyor ancak borç bitene kadar araç üzerinde rehin kalıyor.
SEKTÖR NEDEN BÜYÜME YAŞIYOR
Bankalardaki 2 milyon lira üstü araçlara kredi verilmemesi ve düşük vade seçenekleri, tüketicileri bu modele zorunlu kılıyor. Sadece yılın ilk beş ayında satılan 353 bin otomobilin 120 binden fazlası bu yolla el değiştirdi. Şirketlerin toplu alım yaparak filo indirimlerinden faydalandığı ancak müşteriye liste fiyatı üzerinden satış yaptığı iddiaları ise sektörde yeni bir tartışma başlattı.
ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE NE OLABİLİR
Artan talep ve büyüme hızı, Ankara’daki karar vericilerin de gözünden kaçmıyor. Sektör kaynakları, hükümetin bu modele yönelik yeni düzenlemeler hazırladığını belirtiyor. Ayrıca bir şirketin mali darboğaza girmesi durumunda, devir işlemini henüz tamamlamamış binlerce vatandaşın mağdur olma riski de masada duruyor. Yetkili satıcılar ise bu yöntemin geleneksel bayilik sistemini zayıflatmasından endişe ediyor.