Akıllı telefonlardan elektrikli araçlara, gelişmiş savunma sistemlerinden uçak motorlarına kadar hayatımızın merkezindeki tüm teknolojiler, nadir toprak elementleri olmadan üretilemiyor. Çin, dünya genelindeki bu kritik minerallerin üretim ve işleme aşamasında devasa bir güce sahip. Şimdi ise Pekin yönetimi, elindeki bu kozu ihracat kısıtlamalarıyla masaya koyuyor.

TEDARİK ZİNCİRİ KIRILMA NOKTASINDA
IEA, Çin’in uyguladığı veya planladığı ihracat kontrollerinin tüm dünyada 6.5 trilyon dolarlık bir üretim değerini riske attığını duyurdu. Özellikle ABD ve Avrupa, bu ekonomik sarsıntının yaklaşık yarısını hissedecek. Sadece nadir toprak elementleri değil, batarya üretiminde hayati öneme sahip grafitin tedariği aksarsa, elektrikli araç sektörü ciddi bir durma noktasına gelebilir.

Peki bu durum senin hayatını nasıl etkiler:

Kullandığın aracın fiyatı artabilir veya teknolojik ürünlerin temininde ciddi gecikmeler yaşanabilir. Asıl tehlike fiyatların yükselmesi değil, üretimin tamamen durması. Bir elektrikli aracın maliyetinde bu minerallerin payı oldukça düşük olsa da, parçalar eksik olduğunda üretim bantları çalışmıyor. Yani bir otomobil üreticisi, küçük bir mıknatıs bile bulamadığı için binlerce aracın üretimini askıya almak zorunda kalabiliyor.

GELECEKTE BİZİ NELER BEKLİYOR
Batılı ülkeler bu bağımlılığı kırmak için kendi maden ve rafineri projelerine milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Ancak yeni bir maden açmak veya rafineri kurmak, sadece parayla çözülebilecek bir durum değil; nitelikli iş gücü ve uzun izin süreçleri süreci yavaşlatıyor. Çin’in hakimiyeti kısa vadede sarsılmaz görünse de, 2035 yılına kadar küresel tedarik zinciri bambaşka bir yapıya bürünebilir. Bakır gibi kritik metallerdeki talep patlaması sürerken, ülkeler kendi stratejik stoklarını oluşturmak için yarışa girdi bile. Önümüzdeki yıllarda teknoloji dünyasının ana gündemi, bu minerallere kimin ne kadar erişebileceği olacak.

