Türkiye’de her yıl çöpe giden 25 milyar içecek ambalajını ekonomiye kazandırmayı hedefleyen Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sistemi, ham madde ithalatını yüzde 40 oranında düşürerek cari açığa dev bir destek sunmaya hazırlanıyor.
Dijital takip ile geri dönüşümde yeni dönem
Sistemin merkezinde, her bir ambalajın dijital olarak takip edilmesi yer alıyor. Şu ana kadar 482 üreticinin sisteme dahil olduğunu belirten Öztürk, uygulamanın ilk 10 gününde vatandaşların 20 milyon ambalajı iade ettiğini açıkladı. Mobil uygulama üzerinden 2 milyonu aşkın kullanıcının sisteme kayıt olması, toplumsal katılımın hızla arttığını gösteriyor.
Yaygınlaşma hedefleri ve altyapı yatırımları
Şu an 2 bin 500 makine ile yürütülen operasyonun, kısa süre içinde 20 bin depozito iade makinesine ulaşması planlanıyor. 2027 sonuna kadar 30 bin manuel iade noktasıyla Türkiye’nin dört bir yanını kapsayacak bir ağ kurulacak. Marketlerden kafelere kadar geniş bir yelpazeyi kapsayacak entegrasyon süreci, sistemin kılcal damarlara kadar yayılmasını sağlayacak.
Yerli teknoloji ve istihdam ekosistemi
DOA sistemi, sadece çevreci bir proje değil, aynı zamanda yeni bir teknoloji pazarı yaratıyor. Kamu bütçesinden bağımsız, üretici sorumluluğu modeliyle finanse edilen sistemde, 6 yerli makine üreticisi aktif rol alıyor. Operatör sayısının 35’e çıkarılmasıyla birlikte, hem yerli teknoloji yatırımları destekleniyor hem de yeni istihdam alanları açılıyor.
İhracatta rekabet avantajı ve çevresel kazanım
Avrupa Birliği’nin geri dönüştürülmüş ham madde zorunluluğuna uyum sağlayan DOA sistemi, Türk sanayicisinin ihracattaki elini güçlendirecek. Yüksek kaliteli ikincil ham madde sayesinde sanayiciler, global pazarlarda daha rekabetçi bir konuma gelecek.
Çevresel hedefler ise oldukça iddialı: 37 bin ton sera gazı emisyonunun engellenmesi, 1,3 milyar kilovatsaat enerji tasarrufu ve 3,6 milyon varil petrol kullanımının önüne geçilmesi öngörülüyor. Her 20 ambalajın geri kazanımıyla 1 dolarlık ithalatın önlendiği bu model, Türkiye’nin döngüsel ekonomi yolculuğunda stratejik bir kırılma noktası olarak görülüyor.