İstanbul’un yıllık 48 TWh düzeyindeki elektrik tüketimini, şehri terk etmeden karşılamak sadece teorik bir hesap değil. Çatıları, atıl kamu arazilerini ve gökdelen cephelerini güneş panelleriyle donatan yeni bir enerji planı, mega kentin kendi kendine yetebileceğini gösteriyor.

Güneşten gelen gücü şehrin dokusuna işlemek
İstanbul’daki 1,3 milyon binanın çatısını panellerle kaplamak, şehrin toplam ihtiyacının yüzde 62’sini tek başına karşılıyor. Kamu kurumlarına ait boş araziler, eski maden çukurları ve çöp tepeleri gibi atıl alanlara kurulan güneş tarlaları işe bu oranı yüzde 90 seviyelerine taşıyor. Gökdelenlerin dış cephelerine entegre edilen akıllı paneller ve otopark üstü sundurmalarla birlikte, şehir tüketimiyle üretimi arasındaki denge yüzde 100 oranında sağlanıyor.

Daha fazlası mümkün mü
Sadece mevcut tüketimi karşılamakla kalmayıp, tarım arazilerine zarar vermeyen agrivoltaik sistemler ve yüzer güneş panelleri devreye girdiğinde üretim kapasitesi ikiye katlanıyor. Bu devasa fazla enerji sayesinde İstanbul, benzinli araç trafiğini tamamen elektrikli ulaşım ağına çevirebilir. Ayrıca doğalgazlı ısınma sistemlerini söküp yerlerine yüksek verimli ısı pompaları kurarak, şehri fosil yakıtlardan tamamen arındırılmış bir enerji merkezine dönüştürmek mümkün görünüyor.

