Türkiye enerji üretiminde büyük bir dönüşüm yaşıyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu verilerine göre, ülkenin toplam elektrik kapasitesi son bir yılda yaklaşık 6,4 gigavat arttı. Bu büyümenin neredeyse tamamı güneş ve rüzgar gibi temiz kaynaklardan sağlandı.
Güneş ve rüzgar devleşiyor
Yenilenebilir enerji artık Türkiye'nin ana enerji kaynağı haline geldi. Kurulu gücün yüzde 62,5'i bu kaynaklardan oluşuyor. Özellikle güneş enerjisi, kurulu güç kapasitesinde hidroelektriğin ardından ikinci sıraya yerleşti. Rüzgar enerjisi de kapasitesini 15 gigavatın üzerine taşıyarak bu yükselişi destekledi. Bu durum, enerji üretiminde fosil yakıtlara olan bağımlılığın her geçen gün azaldığını gösteriyor.
Cebimize etkisi ne olur
Yenilenebilir kaynakların elektrik üretimindeki payı yüzde 61,5 seviyesine ulaştı. Bu artış, Türkiye'nin kendi doğal kaynaklarını daha verimli kullanması anlamına geliyor. İthal edilen enerji yerine yerli ve temiz enerjiye geçiş, uzun vadede enerji maliyetlerini dengelemek için kritik bir adım. Güneşli ve rüzgarlı günlerde üretimin artması, dışa bağımlılığı azaltarak enerji arz güvenliğini güçlendiriyor.

Bundan sonra ne olacak
Yatırımlar lisanssız santrallerle bireysel ve ticari düzeyde de hız kesmeden devam ediyor. Güneş ve rüzgarın sistemdeki payı arttıkça, şebekenin bu değişken üretime uyum sağlaması gerekecek. Önümüzdeki dönemde depolama teknolojileri, bu yükselişin sürdürülebilirliği için en önemli gündem maddesi olacak.