Türkiye’de elektrikli araç kullanımı sanılandan çok daha hızlı bir ivmeyle yaygınlaşıyor. 2019 yılında yollarda sadece bin 465 elektrikli araç varken, bugün bu sayı 411 binin üzerine çıktı. EPDK raporuna göre, 2024 yılı için öngörülen en iyimser senaryolar bile gerçek rakamlar karşısında düşük kaldı.

Yollar ve istasyonlar değişiyor
Sürücülerin elektrikli araçlara yönelmesiyle şarj ağı da genişledi. 2022 sonunda 3 bine yakın olan şarj ünitesi sayısı, bugün 11 bini geçti. Üstelik bu noktaların yüzde 43’ü hızlı şarj (DC) özelliğine sahip. Bu oran Avrupa’daki birçok büyük ülkeden daha yüksek seviyede. Yani aracını şarj etmek isteyen biri, eskiye oranla çok daha kısa sürede yola devam edebiliyor.

Şebekeler bu yükü kaldırabilir mi
Peki, binlerce araç aynı anda şarj edildiğinde elektrik şebekesi ne olacak? Uzmanlar, elektrikli araçların 2035 yılına kadar toplam elektrik tüketimindeki payının yüzde 4 civarında kalacağını öngörüyor. Yani mevcut sistem bu artışı karşılayabilecek kapasitede. Önümüzdeki yıllarda şarj soketi sayısının 300 bine yaklaşması beklenirken, Türkiye dönüşüm sürecini planlı bir şekilde yönetmeye devam ediyor.


