Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin yerli uydu teknolojilerindeki iddiasını bir üst seviyeye taşıyacak Türksat 7A projesi için takvimi açıkladı; hedef 2030 yılında tam kapasiteyle devreye almak.
Türkiye, uydu teknolojilerindeki yerlilik oranını artırma ve uzaydaki stratejik varlığını güçlendirme vizyonu doğrultusunda yeni bir döneme giriyor. Türksat 6A ile elde edilen mühendislik tecrübesini bir adım öteye taşıyacak olan Türksat 7A projesinde somut adımlar atılıyor.
Uzaydaki stratejik güç merkezi
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, TÜRKSAT’ın sadece bir haberleşme şirketi değil, Türkiye’nin dijital altyapısının temel taşı olduğunu vurguladı. Halihazırda yörüngede aktif olarak görev yapan 6 haberleşme uydusuyla Asya’dan Avrupa’ya kadar geniş bir coğrafyaya hizmet verdiklerini belirten Uraloğlu, uzaydaki yörünge haklarını "ülkelerin tapusu" olarak tanımladı. Türkiye’nin bu alandaki rekabet gücünü artırmak için her alanda dünyada ilk 10 ülke arasına girme hedefiyle hareket ettiklerini ifade etti.
Tamamen yerli üretim vizyonu
Türksat 7A projesinin teknik detaylarına değinen Bakan Uraloğlu, uydunun tasarımından üretimine kadar tüm süreçlerin Türk uzay endüstrisinin imkanlarıyla gerçekleştirileceğini belirtti. Projenin finansman protokolünün geçtiğimiz Haziran ayında imzalandığını hatırlatan Uraloğlu, yıl sonuna kadar teknik çalışmalara start verileceğini duyurdu.
Dijital geleceğin yeni taşıyıcısı
2030 yılında uzaydaki yerini alması planlanan Türksat 7A, sadece bir haberleşme aracı olmanın ötesinde, Türkiye’nin dijital gelecek vizyonunun ana unsurlarından biri olacak. Yeni nesil uydu, mevcut sistemlere kıyasla çok daha yüksek veri iletim kapasitesi, genişletilmiş kapsama alanı ve esnek kaynak yönetimi gibi kritik özelliklerle donatılacak. Bu teknolojik sıçrama, Türkiye’nin hem bölgesel hem de küresel ölçekteki haberleşme ağını çok daha dayanıklı ve verimli bir yapıya kavuşturacak.