Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) bünyesinde eğitim gören öğrenciler, alışılagelmiş sınıf ortamını terk ederek şehrin tarihsel hafızasını oluşturan mekanlarda uygulamalı bir eğitim süreci gerçekleştirdi. Şehir ve kültür dersi kapsamında düzenlenen bu özel etkinlik, gençlerin yaşadıkları kentin kültürel kodlarını akademik bir bakış açısıyla yerinde incelemelerine olanak tanıdı. Doç. Dr. Edip Uzundal, Dr. Öğr. Üyesi Orhan Gazi Gökçe, Ali Bal ve Ahmet Sefa Kesler’in rehberliğinde gerçekleşen bu saha çalışması, teorik bilgilerin pratikle buluştuğu verimli bir gün olarak kayıtlara geçti.
Tasavvufun izinde manevi bir yolculuk
Programın ilk durağı, kentin manevi iklimini yansıtan en önemli yapılardan biri olan Tokat Mevlevihanesi oldu. Öğrenciler, bu tarihi yapının mimari detaylarını incelerken aynı zamanda bölgedeki tasavvuf kültürünün köklü geçmişi hakkında detaylı bilgiler edindi. Tarihin tozlu sayfalarında kalan manevi mirası bizzat yerinde gözlemleyen gençler, şehrin kültürel dokusunu oluşturan değerleri akademik bir perspektifle analiz etme şansı yakaladı. Mekanın sunduğu huzurlu atmosfer, dersin içeriğinin öğrenciler tarafından daha derinlemesine kavranmasına yardımcı oldu.
Gastronomi durağında yerel lezzetler
Eğitim gezisinin ikinci bölümünde ise rotayı Osman Paşa Konağı’na çeviren grup, burada Tokat’ın zengin mutfak kültürünü keşfetme fırsatı buldu. Şehrin gastronomik değerlerinin tanıtıldığı bu bölümde, öğrenciler yöresel lezzetleri deneyimleyerek bölge kültürünün mutfakla olan ayrılmaz bağını yakından inceledi. Kültürel mirasın sadece mimari yapılardan ibaret olmadığını, aynı zamanda damak tadı ve geleneksel yemeklerle de yaşatıldığını gören öğrenciler, kentin gastronomik kimliği hakkında önemli kazanımlar elde etti.
Kültürel mirası yerinde öğrenme deneyimi
Gerçekleştirilen bu kapsamlı program, öğrencilerin kentin tarihî, kültürel ve gastronomik değerlerini bütüncül bir yaklaşımla tanımasını sağladı. Sınıf ortamının kısıtlı imkanlarından sıyrılarak şehrin yaşayan tarihine dokunan gençler, kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması konusundaki farkındalıklarını artırdı. Akademisyenlerin eşliğinde gerçekleşen bu saha çalışması, üniversite eğitiminin sadece teorik bilgilerden ibaret olmadığını, şehrin kendisinin de başlı başına bir okul olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu.