Trabzonspor'un sezon başında kadrosuna kattığı genç yetenek Aral Şimşir, bordo-mavili kulübe uzanan transfer hikayesini ve kariyerinin dönüm noktalarını samimiyetle paylaştı. Kulübün kendisiyle yaklaşık beş yıldır süregelen bir iletişim içerisinde olduğunu belirten Şimşir, bu ısrarlı ilginin transfer kararını vermesinde en büyük etken olduğunu vurguladı. Trabzonspor'un tarihi dokusunun ve büyüklüğünün kendisini çok etkilediğini belirten genç oyuncu, bu köklü camiaya katılmanın kendisi için oldukça doğal bir süreç olduğunu ifade etti.

Kariyerin kırılma noktası ve milli gurur
Aral Şimşir için Trabzonspor ile yollarının kesişmesi aslında yıllar öncesine dayanan bir hikayeye sahip. Beş yıl önce Trabzonspor U19 takımıyla karşılaştıkları maçların kariyerindeki en önemli dönüm noktası olduğunu belirten Şimşir, o dönem sergilediği performansın ardından Tolunay Kafkas tarafından U21 Milli Takımı'na davet edildiğini hatırlattı. Ay-yıldızlı formayı ilk kez giymesine vesile olan bu sürecin, bugün bordo-mavili formayı giymesinin temelini oluşturduğunu dile getiren oyuncu, o günlerden bugüne uzanan yolculuğun kendisi için çok anlamlı olduğunu belirtti.
Papara Park'ta büyülenen bir atmosfer
Trabzonspor taraftarının Papara Park'ta yarattığı atmosferin, daha önce hiçbir yerde deneyimlemediği bir enerjiye sahip olduğunu söyleyen Şimşir, bu durumun kendisini inanılmaz derecede motive ettiğini dile getirdi. Danimarka'da daha az seyirci önünde oynamaya alışkın olduğunu belirten genç futbolcu, 40 bin kişilik taraftar desteğinin sahada bambaşka bir motivasyon kaynağı olduğunu vurguladı. Sahaya çıktığında tüm kaygılarından arındığını ve sadece oyuna odaklandığını belirten Şimşir, futbolun kendisi için dertlerden uzaklaşmanın en etkili yolu olduğunu ifade etti.
Zorluklar ve başarılarla dolu bir yolculuk
Danimarka Süper Ligi'nde yılın futbolcusu seçilmesinin kendisi için büyük bir sürpriz olduğunu belirten Aral Şimşir, yaşadığı ciddi sakatlıkların ardından sadece sağlıklı bir sezon geçirmeyi hedeflediğini ancak bu ödülle taçlanmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi. Türkiye Süper Ligi'nin tempo ve yıldız oyuncu kalitesi bakımından Danimarka ve Norveç liglerinden çok daha zorlu olduğunu belirten Şimşir, adaptasyon sürecinde eski takım arkadaşı Franculino Dju'nun varlığının kendisine büyük destek olduğunu belirtti. Futbol hayatındaki en büyük destekçisinin babası olduğunu her fırsatta dile getiren genç oyuncu, zor zamanlarında ise inancına ve ailesine sığınarak güç bulduğunu sözlerine ekledi.