Türkiye'nin enerji arama filosunun en önemli unsurlarından biri olan sismik araştırma gemisi Barbaros Hayreddin Paşa, Batı Karadeniz'deki yoğun mesaisinin ardından rotasını Doğu Karadeniz'in sularına çevirdi. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) tarafından yürütülen stratejik proje kapsamında, gemi 24 Eylül tarihinde bakım, onarım ve ikmal süreçlerini tamamlamak üzere Trabzon Limanı'na demirlemişti. Limandaki hazırlıklarını başarıyla bitiren gemi, yeniden denize açılarak Trabzon açıklarında petrol ve doğal gaz potansiyelini belirlemek adına jeolojik veri toplama faaliyetlerine start verdi. Ekim 2026 ile Haziran 2027 tarihleri arasında Tirebolu ve Rize hattında yoğunlaşması beklenen bu çalışmalar, bölgenin yeraltı zenginliklerini haritalandırmayı hedefliyor.
Devasa ekipmanlar ve seyir güvenliği
Geminin yürüttüğü sismik araştırma süreci, oldukça hassas ve teknik bir operasyon gerektiriyor. Barbaros Hayreddin Paşa'nın kıç kısmından denize bırakılan ve toplamda 8,7 kilometre uzunluğa ulaşan 6 ayrı kablo, yaklaşık 600 metrelik bir genişlikte tarama yapıyor. Bu devasa ekipman ağı, geminin hareket kabiliyetini kısıtlıyor; geminin ani manevra yapması veya durması teknik olarak mümkün olmuyor. Bu nedenle, deniz trafiğinin güvenliği ve operasyonun kesintisiz sürmesi adına balıkçı teknelerine kritik bir uyarı yapıldı. Yetkililer, bölgedeki tüm deniz araçlarının Barbaros Hayreddin Paşa'ya her yönden en az 6 deniz mili mesafede kalması gerektiğini vurguluyor. Çalışma sahasına yakın noktalarda ağ atılmaması ve avcılık faaliyetlerinden kaçınılması, hem geminin ekipmanlarının korunması hem de balıkçıların güvenliği açısından büyük önem taşıyor.
Balıkçılık sektörü için yeni bir süreç
Doğu Karadeniz Balıkçı Kooperatifleri Birliği Başkanı Ahmet Mutlu, bölgedeki balıkçıların sürece uyum sağlaması adına yoğun bir iletişim trafiği yürüttüklerini belirtti. 25 Eylül itibarıyla çalışma koordinatlarının balıkçılarla paylaşıldığını ifade eden Mutlu, gemi kaptanı ve Trabzon Liman Başkanlığı ile yapılan görüşmelerin ardından sürecin şeffaf bir şekilde yönetildiğini dile getirdi. İlk etapta kıyıdan 70-80 mil açıkta yapılacak çalışmaların balıkçılık faaliyetlerine doğrudan bir engel teşkil etmediğini belirten Mutlu, ancak çalışmaların kıyıya yaklaşması durumunda durumun değişebileceğine dikkat çekti. Özellikle Tirebolu ile Hopa arasındaki bölgenin balıkçılık açısından yoğun olduğunu hatırlatan Mutlu, kıyıya yakın bölgelerde yapılacak sismik taramaların balıkçıları zorlayabileceğini ifade etti.
Kıyıya yakın çalışmalar endişe yaratıyor
Sismik araştırmaların kıyıya yaklaşması ihtimali, bölgedeki balıkçıları tedirgin eden en önemli konu başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Türkiye'nin dört bir yanından, Bandırma'dan Boğaz'a ve Marmara'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyadan gelen balıkçı teknelerinin bölgede avcılık yaptığını belirten Ahmet Mutlu, bu durumun koordinasyon gerektirdiğini vurguladı. Nisan ayına doğru kıyıya yaklaşılması durumunda av yasağının başlamasıyla birlikte sorunun kendiliğinden çözülebileceğini öngören Mutlu, balıkçıların zarar görmemesi için Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Seyir Dairesi tarafından yapılacak anonsların hayati önem taşıdığını belirtti. Hedeflerinin hem enerji arama çalışmalarının sekteye uğramaması hem de balıkçıların mağduriyet yaşamaması olduğunu yineleyen Mutlu, sürecin yakından takip edileceğini ifade etti.