Havadis | Trabzon | Trabzon'da 30 yıllık ekmek kapısı tehlikede: Kömürcülerden 'yer gösterilmedi' isyanı

Trabzon'da 30 yıllık ekmek kapısı tehlikede: Kömürcülerden 'yer gösterilmedi' isyanı

Trabzon'da liman sevkiyatının kalbi olan Çağlayan Mahallesi'ndeki depolama alanlarının kapatılması gündeme gelince, sektör temsilcileri ve çalışanlar ayağa kalktı. Binlerce kişinin geçim kaynağı olan bu alanın boşaltılması kararına tepki gösteren esnaf, kendilerine alternatif bir yer sunulmadığını belirterek seslerini duyurmaya çalışıyor.

Trabzon'da liman sevkiyatının kalbi olan Çağlayan Mahallesi'ndeki depolama alanlarının kapatılması gündeme gelince, sektör temsilcileri ve çalışanlar ayağa kalktı. Binlerce kişinin geçim kaynağı olan bu alanın boşaltılması kararına tepki gösteren esnaf, kendilerine alternatif bir yer sunulmadığını belirterek seslerini duyurmaya çalışıyor.

Trabzon'da 30 yıllık ekmek kapısı tehlikede: Kömürcülerden 'yer gösterilmedi' isyanı
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Trabzon'un ekonomik çarklarının önemli bir dişlisi olan kömür sektörü, Ortahisar ilçesine bağlı Çağlayan Mahallesi'nde yaşanan belirsizlik nedeniyle zor günler geçiriyor. Limandan kömür sevkiyatı yapan firmaların yıllardır depolama alanı olarak kullandığı bu bölgeden çıkarılmalarının gündeme gelmesi, sektörde faaliyet gösteren işletmecileri ve binlerce çalışanı harekete geçirdi. Sektör temsilcileri, herhangi bir siyasi tartışmanın tarafı olmak için değil, 30 yıldır sürdürdükleri faaliyetleri ve geçim kaynaklarını korumak amacıyla bir araya gelerek kamuoyuna seslendi. Somut ve hukuki bir gerekçe gösterilmeden, sadece bazı şikâyetler bahane edilerek faaliyetlerin sonlandırılmak istenmesi, bölgedeki binlerce aileyi endişeye sevk etti.

Ekmek teknesi savunması

Sınırlı Sorumlu Çağlayan Taşıyıcılar Kooperatif Başkanı Mustafa Bayraktar, basın açıklamasında sektörün sadece bir meslek dalından ibaret olmadığını, nakliyecisinden şoförüne, asgari ücretli çalışanından esnafına kadar geniş bir ekosistemi kapsadığını vurguladı. Bayraktar, 30 yıllık emeğin birkaç soyut şikâyetle bir çırpıda silinmeye çalışılmasının vicdanları yaraladığını ifade ederek, eksikliklerin konuşulup çözülebileceğini ancak sektörün tamamen yok edilmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Binlerce insanın rızkının ve geleceğinin göz ardı edilmesine sessiz kalmayacaklarını dile getiren Bayraktar, haklı davalarından vazgeçmeyeceklerini ve adalet çağrısını yinelediklerini söyledi.

Süreç kapalı kapılar ardında mı yürütüldü?

Kömürcüler temsilcisi Okan Murtezaoğlu ise sürecin başından beri kendilerinden gizli ve kapalı yürütüldüğünü iddia etti. Murtezaoğlu, kurumların birbirlerinden habersiz hareket ettiğini ve kimin kapatma kararı aldığının dahi net olmadığını belirterek, 20 Temmuz itibarıyla faaliyetlerin durdurulduğunu ve o tarihten bu yana gemi getiremediklerini açıkladı. Sektörün sadece yerel değil, uluslararası boyutta da sıkıştığını belirten Murtezaoğlu, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle gemi sevkiyatlarının zaten büyük risk altında olduğunu ve bu durumun kömür ithalatını imkânsız hale getirdiğini ifade etti.

Alternatif çözüm arayışı yok

Sektör temsilcilerinin en büyük sitemi ise kendilerine hiçbir alternatif alan gösterilmeden faaliyetlerin durdurulması oldu. İşletmeciler, yıllardır kurallara uygun hale getirmek için mücadele ettikleri bu alanın boşaltılması durumunda, binlerce çalışanın işsiz kalacağını ve bölge ekonomisinin ciddi bir darbe alacağını savunuyor. Yetkililerden akıl ve mantık süzgecinden geçirilmiş, somut verilere dayanan bir çözüm bekleyen sektör çalışanları, yıkmak için değil yaşatmak için burada olduklarını vurguluyor. Kömür sektörünün temsilcileri, kendilerine yeni bir yer gösterilene kadar haklı mücadelelerini sürdüreceklerini ve bu süreçte mağduriyetlerinin giderilmesini beklediklerini bir kez daha yineledi. Trabzon'un lojistik ve ekonomik dengelerini doğrudan etkileyen bu krizin nasıl çözüleceği ise şimdilik belirsizliğini koruyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız