Türkiye'nin dünya fındık ticaretindeki liderliğini sürdürmesinde büyük pay sahibi olan Karadenizli üreticiler, yılın en yoğun ve zahmetli dönemlerinden biri olan kurutma mesaisine başladı. Bölgenin coğrafi yapısı, fındık hasadının ardından üreticileri oldukça yaratıcı ama bir o kadar da zorlu çözümler üretmeye zorluyor. Özellikle Trabzon genelinde, bahçelerden toplanan fındıkların kurutulması için düz bir zemin bulmak neredeyse imkansız hale geliyor. Dik ve eğimli arazi yapısı nedeniyle geleneksel yöntemlerle kurutma yapamayan üreticiler, çareyi Karadeniz Sahil Yolu kenarındaki düzlükleri ve kaldırımları kullanmakta buluyor.

Eğimli arazilerde kurutma imkansız
Fındık üreticisi Abdulkadir Kaya, bölgedeki coğrafi zorlukları şu sözlerle özetliyor: Köyümüz oldukça yüksek bir rakımda bulunuyor ve arazi yapısı çok eğimli. Hata payının olmadığı, uçurum kenarlarında fındık kurutmanın imkansız olduğu bir coğrafyada yaşıyoruz. Her yıl İstanbul'dan gelerek büyük emeklerle topladığımız ürünümüzü, kurutabilmek için sahil yolu kenarına taşımak zorunda kalıyoruz. Köylerde öğleden sonraları etkili olan yağışlar, kurutma sürecini daha da uzatıyor. Hava şartları elverirse yaklaşık bir haftada kuruyan fındıklar için gece gündüz demeden başında beklemek zorunda kalıyoruz. Hırsızlık olaylarına karşı alınan bu önlemler, fındık üreticiliğinin ne kadar zahmetli bir süreç olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Yağmur ve coğrafya üreticiyi sahile itti
Yüksek kesimlerdeki yağışlı hava ve arazinin dikliği, üreticileri sahil şeridine yönlendiren temel faktörler arasında yer alıyor. Nurten Şebelek, bu yıl fındık rekoltesinin düşük olduğunu belirterek, toplama sürecinin zaten başlı başına bir zorluk teşkil ettiğini ifade ediyor. Köyde yağmur nedeniyle kurumayan fındıkları sahilin güneşli ortamına getirdiklerini belirten Şebelek, sahil yolunda güneşin altında bekleyerek ürünlerini korumaya çalıştıklarını ve geceleri araçlarında nöbet tutarak hırsızlık riskine karşı önlem aldıklarını dile getiriyor. Sahil yolunda kurutulan fındıklar, yağışsız havalarda yaklaşık dört gün içerisinde istenilen kuruluğa ulaşabiliyor.

Maliyetler ve emek iç içe
Fındık üretimindeki maliyet artışları da üreticinin omuzlarındaki yükü ağırlaştırıyor. Üretici Kamil Şebelek, fındığın toplanmasından patoz işlemine kadar geçen sürecin ciddi bir bütçe gerektirdiğini vurguluyor. Günlük işçi yevmiyelerinin 3 bin lirayı bulduğu, patoz makinesinin saatlik ücretinin ise 6 bin lira seviyelerinde olduğu bir ortamda, fındığı sahil yoluna taşımanın da ayrı bir maliyet ve emek gerektirdiğini belirtiyor. Köylerin eğimli ve yağışlı olması nedeniyle mecburen bu yöntemi tercih ettiklerini belirten üreticiler, tüm bu zorluklara rağmen kaliteli bir ürün elde edebilmek için sahil kenarında güneşin altında ter dökmeye devam ediyor. Patoz işleminden sonra da kurutma sürecinin devam etmesi, üreticinin sahil yolundaki mesaisinin bir süre daha süreceğini gösteriyor.




