Türkiye yollarında son yıllarda yaşanan hızlı değişim, trafik istatistiklerine de oldukça çarpıcı bir biçimde yansımaya başladı. TÜİK tarafından açıklanan 2026 yılı verileri, trafikteki motosiklet sayısının 7,6 milyon barajını geride bıraktığını ortaya koyuyor. Bu sayısal artış, sadece ulaşım alışkanlıklarını değiştirmekle kalmıyor, aynı zamanda trafik kazalarının niteliğini ve şiddetini de doğrudan etkiliyor. Özellikle Manisa, Muğla, Kilis, Aydın, Iğdır, Şanlıurfa ve Şırnak gibi illerde motosikletlerin otomobil sayısını geride bırakması, bu yeni ulaşım gerçeğinin ne kadar yaygınlaştığını gözler önüne seriyor.
Acil servislerde motosiklet kazası yoğunluğu
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, hastane kayıtlarına yansıyan verilerin durumun vahametini net bir şekilde ortaya koyduğunu belirtiyor. Prof. Dr. Gündüz'ün paylaştığı bir yıllık istatistiklere göre, acil servise başvuran bin 149 trafik kazası vakasının 389'u doğrudan motosiklet kazalarından kaynaklanıyor. Bu rakam, hastaneye her gün birden fazla motosiklet kazası vakasının ulaştığı anlamına geliyor. Üstelik bu vakaların 50'den fazlasının kuryelerin karıştığı iş kazaları olması, mesleki risklerin de ne kadar yüksek olduğunu kanıtlıyor.
Kazaların yarısından fazlası motosiklet kaynaklı
İçişleri Bakanlığı'nın 2025 yılına ait verileri, tablonun ne kadar ürkütücü olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Ülke genelinde meydana gelen 288 bin 318 trafik kazasının yüzde 50,2'si motosikletlerle ilişkili kazalardan oluşuyor. Bir önceki yıl yüzde 45,7 seviyesinde olan bu oranın hızla yükselmesi, motosikletlerin trafikteki payından çok daha yüksek bir oranda kazalara karıştığını gösteriyor. Aynı dönemde bin 675 kişinin hayatını kaybetmesi, sorunun sadece maddi hasarlı kazalarla sınırlı kalmadığını, çok daha derin bir toplumsal yaraya dönüştüğünü gösteriyor.
Savunmasız sürücüler ve kalıcı hasarlar
Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, motosiklet sürücülerinin otomobil sürücülerine kıyasla çok daha savunmasız olduğunu vurguluyor. Otomobillerde bulunan emniyet kemeri gibi koruyucu sistemlerin aksine, motosiklet sürücüleri kaza anında araçtan fırlayarak bariyerlere veya diğer araçlara çarpma riskiyle karşı karşıya kalıyor. Bu durum, basit yaralanmaların ötesinde felç veya ömür boyu sürecek kalıcı sakatlıklar gibi ağır sonuçlar doğurabiliyor. Uzmanlar, hem otomobil sürücülerinin kapı açma veya şerit değiştirme gibi manevralarda motosikletleri hesaba katarak daha dikkatli olmaları gerektiğini hem de motosiklet kullanıcılarının mutlaka gerekli koruyucu ekipmanları kullanarak şerit ihlallerinden kaçınmaları gerektiğini önemle hatırlatıyor.